• geçmişi özlemek

    188.
    bir süre öncesine kadar öğrencilik zamanlarımı özlemeyeceğime emindim. sıkıntı çektiğiniz durumların ileride gülerek anlatılacak hikayelere dönüşeceği hiç aklınıza gelmiyor. ama gerçekten dönüşebiliyorlar. o zamanlar yaptığıma pişman olduğum her şeye şimdi gülerek bakabiliyorum. ancak bunu sadece şimdi olduğum kişiyi yapabilirdi. bu yüzden bazen geçmişi özlesem de geri dönülmez olduğunun, aynı deneyimleri aynı hislerle yaşamayacağımın farkındayım. zaten hayatın güzel tarafı da burada yatıyor, her anın bir kez yaşanacak olmasında. tabi ki anılar her daim yad edilmeye, hatırlanmaya değer olarak bizi zenginleştireceklerdir. fakat geçip giden, aynı şekilde geri gelmiyor.
    12 -1 ... kahraman arketipi
  • dil

    137.
    dil bir gösterge sistemidir. gösterge, gösteren ve gösterilenden oluşur. gösteren sestir ya da yazı için kullanılan semboldür. gösterilen ise gösterene yüklenen, dilin varlığı karşılayan anlam yönünü oluşturur, yani mânayı. aynı zamanda dil, insanoğlunun dünyayı tanımlamak için kullandığı yetersiz araçlardan bir tanesidir. kaç tane sözcük veya lisan bilirseniz bilin, yaşadığımız bir takım deneyimler dilin sınırlı çerçevesince aktarılamazlar. o noktaya ulaşıldığında ise en doğrusu sezgilere başvurmaktır.
    10 -1 ... kahraman arketipi
  • sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

    18127.
    bir zamanlar çok yakın olduğum birkaç dostumla şimdilerde hiç görüşmüyor olduğumuzu fark ettim. öyle alelade insanlar da değildi hÂlbuki. geleceğe yönelik birlikte plan yaptığım hakiki dostum diyebileceğim kişilerdi. farklı noktalara doğru savrulduğumuz zaman anladım ki bazı şeylerin tüketim tarihi olduğu gibi insanların da son kullanma tarihleri var. bir araya gelsek bile eski benliklerimizin basit yansımaları olduğumuzu düşünüp anılardan başka bir şey konuşmayacağız. konuştukça eksildiğimizi hissedip, rahatsız bir anı geçiştirmeye çalışarak havadan sudan boş sohbetler açacağız belki. oysa hayat mücadelesinde omuz omuza vererek birlikte gülüp, birlikte hüzünlendiğimiz zamanlar olmuştu. şimdi geriye dönüp bakıyorum da o dostluklar bile tüketilebiliyor ise harcanamayacak, uğruna savaşılacak, vazgeçilemeyecek ne kalıyor ki elimizde.
    16 -1 ... kahraman arketipi
  • yeniden başlayamamak

    8.
    her 24 saatte dünya kendi etrafındaki dönüşünü bir kez tamamlar. milyarlarca yıldır her gün güneş ufuk çizgisinde kaybolur ve geceyi getirir. aynı şekilde her gece, gün doğduğunda güneşin ufuk çizgisinde belirmesiyle yok olmaya mahkumdur. insan hayatı da böyledir, bazen bitmek bilmeyen uzun ve umutsuz gecelerde önümüze çıkması gereken tanrısal bir seçenek varmışcasına bize vaat edilmesi gerektiğini düşündüğümüz ödülleri bekler dururuz.

    milyarlarca yıldır gece gündüz döngüsünü yaşayan dünyanın ufacık bir parçasına denk gelen insanoğlunun kendini neden bu kadar önemsediğini anlamlandıramaz bazıları. neden yaşamına içgüdüleri dışında bir gaye vermek zorundadır? modern olmak neyine yetmemektedir? hayatın akışına bırakıp bir şeylerin yanlış olduğunu düşünüp yabancılık çekmeden duramaz mı? bütün bunların cevabı bizi diğer canlılardan ayıran ve belki de eşref-i mahlukat sıfatını almamızı sağlayan yüksek bilincimizde yatmaktadır. başa gelen her kötü tecrübenin sonunda talep ettiklerimizi değiştirmemizin yegane sebebi budur. çünkü biz acı çekmeden, gerçek bir deneyimi tecrübe etmeden tam mÂnası ile öğrenemeyen canlılarız.

    yeniden başlayamamak, deneyimde kusursuzluk arayışına girişen kişinin tekrar hata yapabilirim korkusundan ileri gelir. lakin biz de en az çevremizdeki dünya kadar içimizde hataları barındırıyoruz. yeniden başlamak için gereken o ilk adım, yaşadığımız tüm tereddütleri; korkuyu, pişmanlığı, güveni, güvensizliği, öfkeyi, sevgiyi içinde barındırıyor. tekrar tecrübe etmenin, yaşamı iliklerinize kadar hissetmenin ve kendi yarattığınız dünyadaki güneşinizin doğması o ilk adıma bağlı.

    çünkü hayat bütün bu olasılıkları bulundurduğu; kaybetmeyi ve kazanmayı, hüznü ve sevinci, huzuru ve kaygıyı, geceyi ve gündüzü içinde barındırdığı için güzel. yeniden başlamazsanız, kısa bir ömrün telafisini başka hiçbir şekilde yapmanız mümkün değil. o halde korkmayın ve bir adım atın.
    19 -4 ... kahraman arketipi
  • huzur

    651.
    gecenin ilerleyen saatlerinde dünyaya çöken sessizliğin getirisi. oldukça tatmin edici bir duygudur aynı zamanda.
    16 -1 ... kahraman arketipi
  • gecenin şarkısı

    32385.
    https://www.youtube.com/watch?v=Unv_C2ERvxk+
    10 -1 ... kahraman arketipi
  • boş yaşadığını hissetmek

    4.
    çeşitli uğraşlarla hayatını bir şekilde idame ettiren insanın gündelik yaşamın akışından sıyrılıp gerçek anlamda var olup olamadığını kendisine sormasıyla ortaya çıkan, yeri geldiği zaman kaygı ve yalnızlığın etkisiyle daha da vahim duruma taşınan hissiyattır." niçin yaşıyorum" sorusu binlerce yıldır varlığını sürdüren bizlerin dünya yaşantısına anlam kazandırabilmek için sorduğu en temel sorulardan bir tanesidir.

    insanın anlam arayışı ve var olma kaygısı nihai olarak belirlenen hedeflerin doğrultusunda bir nebze yatışsa da, asıl önemli olan amacımıza ulaşırken izlediğimiz yolun ve yaptığımız seçimlerin bizi ne ölçüde tatmin ettiğidir. zira en değerli varlığımız olan zaman elimizden kayıp gitmek için hazır durumdadır. yaptığımız her seçimin bir diğer seçimin getireceği sonuçları sonsuza kadar elemesi ve geri dönülemez bir an'ın yarattığı iç sıkıntısı dipsiz bir umutsuzluk çukuruna düşmemize sebep olabilir.

    ancak bizi biz yapan, sıkıntılar ve başımıza gelen tüm olumsuzluklar karşısında takındığımız tavırlardır. seçimlerimizin sonuçları olumsuz bile olsa onlar, yaptığımız hataları kabul edip tekrarlamamak ve olgunlaşmak için yeni fırsatlar yaratır.

    uygarlık her ne kadar aksini düşünmemize neden olsa da hayatta bir şeyler olmaktan çok kendimiz olabilmektir önemli olan. bunu başaramayan para, statü, ün kazansa ne olur? çünkü ne para ne statü ne de ün kendimiz olabilmenin yaşattığı tatmin duygusunu, ve tamamlanmışlığı yaşatamaz.
    12 -1 ... kahraman arketipi
  • insanlığın büyük çoğunluğu neden porno izler

    11.
    yasak olduğu için. illaki yasal anlamda bir engel taşıması gerekmez. porno suçluluk duygusu ile gelen zevkin tatmin edilme noktasıdır. izlerken içinizdeki primitif içgüdüler ahlaki anlamda bir sınırı ihlal etmenin gururunu taşır. ancak sonrasında devreye giren üst benlik, gerçeklik ilkesi ile hareket eden benliği pişmanlık duygusuyla cezalandırır.

    bu tarz ufak ihlaller insan yaşantısının bir parçasıdır. porno olmadığında, onun yerine alan düşlem ile yaratılan fantazi de aynı suçluluk duygusunu ortaya çıkaracaktır. her ne kadar aşırı izlemenin, düşlem yeteneğine zararı olduğunu düşünsem de pornoyu ortadan tamamen kaldırmak insanları yasağı delmek için farklı yollara iter.

    zaten en doğrusu yasaklamaktan ziyade denetim altına almaktır.
    13 -1 ... kahraman arketipi
  • heidegger ve sartre da varoluş ve öz kavramı

    5.
    sartre'a göre varoluş özden önce gelir. yani birey yaptığı seçimlerle varoluşunda belirleyici bir rol oynayarak özünden gelen dürtüleri gözardı edebilir, onu diğer canlılardan farklı kılan özelliği budur. sigmund freud içgüdü kuramını ortaya attığında sartre'ın çok ağır eleştirilerine maruz kalmıştır. çünkü freud bir takım ilkel içgüdülerimiz ile kültürel düzen arasındaki çatışmanın bilinçdışı etkiler ortaya çıkararak insan hayatına büyük ölçüde yön verdiğini savunur. bu iddia sartre'ın varoluş ve öz düşüncesini temelinden sarsar.

    hatta daha öncesine giderek descartes'ın " düşünüyorum o halde varım" ifadesini çürütür. çünkü psikanalize göre insan düşünmediği yerde de bilinçdışı olarak var olabilir. o halde varoluşu belirleyenin salt bilinçli düşünme eylemi olduğunu söylemek yanlış olur. bir düşünce ortaya koyarken içinde bulunduğumuz dil hapishanesinin ve içgüdülerimizin etkilerini gözardı edemeyiz. bunu yapmaya çalırsanız kendisini insan doğasından ve kültürden soyutlayan bir felsefe ortaya koymuş olursunuz. ki zaten birçok felsefe içinde bulundukları dönemin toplumsal yaşantılarının bir sonucu olduğundan, bu yaşantılardan soyutlanmak filozofu kendi düşüncesi ile çelişkili hale getirmekten öteye taşıyamaz.
    11 -1 ... kahraman arketipi
  • dış güzellik geçici iç güzellik kalıcıdır

    8.
    fransız düşünür jacques lacan'a göre güzel görünmek için ne kadar çabalarsanız çabalayın, nasıl davranırsanız davranın karşıdaki kişinin sizi kendinizi algıladığınız gibi basit biçimde algılaması mümkün değildir. çevremizdeki bireylerin kafasında kendimizden ödün vererek yaratmaya çalıştığımız imajın onların bizi algılayış biçimi üzerindeki etkisi oldukça düşük düzeydedir. özellikle ikili ilişkilerde insanların birbirine karşı duyduğu çekimin sonra ermesinin sebebi, birbirlerini çok iyi tanıdıklarını zannedip esasında gerçek kimliklerinden bihaber olmalarıdır.

    fakat vazgeçmeyi düşünmeden sevdiğimiz, hayatımızda uzun süreli olarak yer vermek istediğimiz kişilere dair yarattığımız tasarımlar ve kurgular kolay kolay sarsılmaz. bu tarz ilişkilerde, ötekinin hakikatine karar verme aşamasında bizi zorlayan kısım, karşıdaki kişinin iç ve dış güzelliğinden ziyade onunla ilgili ne hissettiğimizden emin olamamaktır.

    genel kanının aksine geçici olan sadece dış güzellik değildir. hepimiz değişiriz ve bir gün sevdiğimiz insanın sandığımız kişi olmadığını anlamamız işten bile değildir. bu yüzden ne iç ne de dış güzellik bize gerçek sevgiyi verebilir. bütün kusurlarına, güzellikle uzaktan yakından alakası olmayan davranışlarına rağmen birini sevebilmektir zor olan. köklü ve sarsılmaz bağların temelleri ancak böyle atılabilir.
    11 -2 ... kahraman arketipi
  • sahip olduğun önyargı

    14.
    sırf kendi mutsuz olduğu için başkalarının mutluluğunu ve başarısını kıskanan, rol yaptığı kişilerin yüzüne gülümseyip ardından bin bir türlü iş çeviren kişilere karşı ön yargılıyım. bazı insanları çözmek sanıldığı kadar zor değildir. karakteri yalnızlıkla derinleşmemiş, ilişkilerini sürekli olarak elde edeceği kazançların üzerine kurmuş, dünyanın kendi için döndüğünü zanneden bencil insanlar aynı derecede de basit olurlar. dolayısıyla oynadıkları tiyatroya kanmayanlara karşı kin ve nefretle doludurlar.

    bu hayatta mutlak iyi kavramına asla inanmayan biri olarak, içimdeki kötülüğü bastırıp iyi taraflarıma odaklanmaya çalışıyorum. ancak asla yapılan kötülüğe, haksızlığa karşı susamam. zira adalet arayışı yaşamdaki diğer birçok kavramdan daha önemlidir. italya'lı devlet adamı Machiavelli'nin de savunduğu gibi; iyi gerektiği zaman sert bir şekilde hakkını aramazsa, kötünün insanlığa zulmetmesine ön ayak olmuş olur.

    işte bu yüzden ön yargısız insan olamaz. çünkü ön yargı bazen hayatta kalmak için gerekli bir silahtır.
    11 -4 ... kahraman arketipi
  • dertleşecek insan bulamamak

    169.
    derdin yükü paylaştıkça azalır. bunun sebebi dert anlattığımız kişinin çektiğimiz sıkıntıya ortak olması, bizimle birlikte üzülüp paylaşılan yaşantıyı kendi sorunuymuş gibi dinlemesidir. lakin karşımızdaki kişi sırf vicdanını rahatlamak için dinliyorsa sorunumuzu, yükümüzü paylaşmak yerine kendi bencil dünyasına odaklanmış olduğundan, onunla özel bir yaşantıyı paylaşmaya değmez.

    dert dinlemenin bir başka sorunu ise sürekli olarak dinleyici konumunda olmanın kişinin kendi ruh sağlığına da zarar vermesidir. bu sebeptendir ki ruh sağlığı alanında profesyonel olarak çalışan insanlar bile zaman zaman başka meslektaşlarının yardımlarına başvurmak zorundadır. velhasıl dert anlatacaksam en az ona değer verdiğim kadar bana değer veren birine anlatmak isterim. çünkü anlatmak, ancak saydam bir ilişki içerisinde iseniz anlam kazanır. bunun haricinde kalan insanlar, derdinizi anlatmaya bile değmezler.
    11 -1 ... kahraman arketipi
  • kaçmayı düşünmek

    1.
    kaçmayı düşünmek insanın içini huzurla doldurabilir. ancak mevcut sorun çevreden kaynaklanmıyorsa, nereye gidersek gidelim kendimizi de götüreceğimizden kaçmanın pek bir anlamı yok. çoğu zaman ötekileri değiştirebileceğimize dair kesin inançlarımız onlardan çok bize zarar verir. ne hali varsa görsün deyip yalnız bırakmak vicdanımıza sığmıyor bile olsa başkalarının daha iyi olmasını beklemek veya birini kafamızdaki iyi tanımına uydurmaya çalışmak, hayal kırıklığından başka bir şeyle sonuçlanmaz.

    mevlana şöyle yazmış; " dün akıllıydım, dünyayı değiştirmek istedim; bugün ise bilgeyim kendimi değiştirdim" çünkü kendini değiştiren birinin kendi ile birlikte çevresi de değişir. değişmediğimiz takdirde kaçmak, ve hatta kaçmayı düşünmek bir delinin hezeyanlarından farksız olacaktır. kaçmaktansa acı gerçekliğe tutunup kendimizi bulmak en güzeli.
    11 -2 ... kahraman arketipi
  • günün şarkısı

    4032.
    https://www.youtube.com/watch?v=mMSwgG4UOWo+
    8 -3 ... kahraman arketipi
  • aşk acısının alkolle geçmemesi sorunsalı

    7.
    alkol hiçbir ruhsal acıyı geçirmez, sadece acıyla yüzleşme noktasını ileri bir tarihe erteler. kişi bilincini kaybedene kadar kadar alkol alırsa acıyla birlikte elindeki zamanı ve diğer tüm duygularını da öldürmüş olur. oysa acısıyla tatlısıyla her yaşantı ruhta iz bırakır. büyük sıkıntıların kazancı; sabretmeyi, dünyaya katlanmayı, en ufak sıkıntıda ah etmemeyi bize öğretmesidir. acıyı geçiştirmek için çeşitli yollara başvursak bile elinde sonunda yüzleşme noktasına vardığımızda kaybettiklerimizin farkına varıp yola devam etmek için tekrar ayağa kalkmamız gerekir. o raddeye ulaşana kadar en iyi merhem zaman, en yakın dost ise sabırdır.
    12 -5 ... kahraman arketipi
  • dünyaya ederi kadar değer vermek

    3.
    Fazla değer biçer ve sürekli olarak bir şeyler olma çabasına düşerseniz asla olduğunuz kişinin tadını çıkaramazsınız. Dünya gördüğümüzden daha fazlası olsa da, kapasitemizin sınırlarını sürekli olarak zorlayarak huzursuz bir yaşam sürmeye değmeyecek kadar da geçicidir. Belli bir zamanda belli bir yerde ve statüdeki gülümseyen imgeniz gerçeğe dönüştüğünde aslında sizi çok da tatmin etmediğinin bilincine eriştiğinizde sürekli plan yapıp yükselmeye çalışmanın şu an olduğunuz kişiyi bir ölçüde beğenmemeyi de içerdiğini görebiliyorsunuz. Bazen zamanın rüzgarlarıyla savrulup belirsizliğin verdiği heyecanı kucaklamak, başa gelen yaşantıları kabul etmek en güzelidir. Şu an olduğunuz kişiden mutlu değilseniz, ileride dönüşeceğiniz insanı da beğenme garantiniz yok. Hayat böyle, belirsiz korkutucu, ancak aynı zamanda ihtişamlı ve güzel. Tüm değeri ve değersizliği de bunun içinde yatıyor.
    9 -1 ... kahraman arketipi
  • hallac ı mansur

    93.
    "Ötekini anlamak için, ötekini kendine katmak değil, ona gitmek gerekir" ve "Cehennemi mahşerde aramayın, nasılsa kimsenin sizi anlamadığı yerde bulacaksınız." gibi oldukça derin sözlerin sahibi düşünür/alim. belki başka bir coğrafyada yaşasaydı filozof olarak övgüyle anılabilirdi- ki benim gözümde öyle zaten- ancak maalesef yaşadığı toplumdan tecrit edilerek oldukça trajik bir şekilde hayata veda etmiştir.

    velhasıl devir değişse de ötekini anlamak için gösterdiğimiz çaba ve anlaşılamamanın verdiği sıkıntılar değişmiyor. daha iyi bir dünya için mücadele etme görevini üstlenmiş idealist kişiler olmayabiliriz. ancak kendi seçimlerimizle aydınlatmaya çalıştığımız belirsizliklerle dolu yolda verdiğimiz her türlü mücadele, çektiğimiz her türlü çile daha iyi bir anlayışa, yüksek bir bilincin kapılarına ulaşmak için yardım ediyor bizlere. yine de insan, insanı anlamaya çalışmadığı sürece kendi bencil dünyasında devinip duracak, kin ve nefretle daha da dibe batacaktır.
    10 -8 ... kahraman arketipi
  • aynanın arkası

    2.
    Kendimize içkin olanı arayıp bulamadığımız kısım. Aynanın istidadı ne olursa olsun kişinin özünü gösteremez. Ardı da Boşluktan ibarettir.
    11 -1 ... kahraman arketipi
  • derdini kimseyle paylaşmayan insan

    427.
    yeri geldiğine savunmalarını indirip dinlenmesi gerektiğini bilmeyen insandır. dert anlatmaya değer, sır saklayabilen anlayışlı kişilerin azlığı da bu durumda etkin rol oynar. yine de ne olursa olsun paylaşmalıdır derdini, yoksa içinde biriktirdikleri bir gün daha kötü bir şekilde kendisini üzebilir. geri alınamaz biçimde zarar görmeden anlatıp rahatlamalı.
    13 -1 ... kahraman arketipi
  • hiçbir şeyin yolunda gitmemesi

    36.
    hayatın böyle bir işleyişi var. olumsuzluklar geldi mi üst üste geliyor. ancak çevrenize baktığınızda sürekli olarak sizden daha dertli birilerini bulmanız mümkün. kendi dertlerinizin incir çekirdeğini doldurmadığını gördüğünüzde oturup kafaya taktığınız şeylere gülebiliyorsunuz. çünkü dünya kişilerin veya bizim etrafımızda dönmüyor. biz var olmasak bile birileri aynı gündelik sorunları yaşayacak, birileri ölecek ve güneş her gün yeniden tekrar tekrar doğacak.

    ancak sorunları aşılmaz hale getirip, başka insanlar yerine karar vermeye çalıştıkça kendisine sınırlı olarak bahşedilmiş zamanı da kaçıyor insan. güneşin her gün yeniden doğduğunu fark etmez oluyor, kafasını gömdüğü çukurda incir çekirdeğini doldurmayan dertleriyle kendi ekseninde dönen karanlık bir dünya yaratıyor ve yaşamı kaçırıyor.

    evet her bireyin sıkıntısı kendisine büyüktür ama hastalık ve ölümün olmadığı yerde aşılmayacak hangi dert olabilir ki. yoksa sorun acı çekmek mi? öyleyse dünyanın düzenin mutluluktan çok acılar üzerine kurulduğunu öğrenmeli insan. acı çekmeden kimse gerçek benliğini bulamaz, başa gelen her olayın bir sebebi muhakkak vardır. önemli olan isyan etmeden önce o nedenin içindeki hakikati, özü görebilmektir.
    9 -1 ... kahraman arketipi
  • yeni şeyler getiriyorum