• en son alınan iltifat

    250.
    bir arkadaşım 'bilim adamı gibisin' demişti geçtiğimiz günlerde, ortamda bulunan diğer arkadaşlarımda onayladı. iltifat değeri taşır mı bilemiyorum, yinede güzel bir düşünce.
    #36665912 :)
  • king arthur legend of the sword

    16.
    bu sene izlediğim en iyi film. efsanelere, masallara ve mitlere ilgi duyan biri olarak Arthur'un ve yuvarlak masa şovalyelerinin hikayesini birçok farklı kaynaktan okuma fırsatı buldum. 2004 yılında çevrilen film bir türlü beni tatmin etmemişti. zira 6. yüzyılda yaşadığına inanılan ve eski bir ingiliz mitine dayanan kral arthur efsanesinde birçok fantastik öge mevcut. bu açıdan yeni filmde hikaye orjinaline daha yakın olmuş.

    oyunculuklar genel anlamda iyiydi. ancak hikayenin birkaç noktası çok hızlı şekilde es geçildi, özellikle arthur'un darkland'a gidişi daha uzun işlenebilirdi.

    nitekim bir serinin başlangıcı niteliğinde olduğundan çok fazla uzatılmaması sanırım normal, ancak 3 saatte olsa filmi izlerdim. filmin müzikleri ise çok orjinal olmuş. eski ingiliz baladları ile ilgilenen biri olarak kelt folklorünü ve müziğini her zaman sevdim.

    benim gibi her türlü fantastik hikayeye, mite bayılan insanlar için kaçırılmaması gereken ve sinematik değerinin daha üstünde bulacağınız bir film.

    https://www.youtube.com/w...h?v=FRZPqunSnNg&t=72s +
    #36665667 :)
  • aşk acısının geçmesinin bilimsel olarak süresi

    28.
    Aşkın bilimsel tanımı hormonlardan başka bir şey olmadığı yönünde, duygulanım boyutunu açıklamıyor bilim. O hâlde hormonlar azalana kadar sürer.
    #36633281 :)
  • whatsappta profiline tıklayıp mesaj yazamamak

    80.
    Bizim zamanımızda eller mürekkep hokkasına gider, geri çekilirdi. şimdiki gençlik ne anlar.
    #36633258 :)
  • yalnız yaşamak

    698.
    Özgür, sorumluluğunu üstlenmiş ve dünya içinde nihai yalnızlığını kabul etmiş bireylerin hiçte söylenmeden yaptığı, oldukça keyifli bir yaşama biçimi.
    #36633157 :)
  • fake hesap

    75.
    Kendi hesaplarından yazmaya çekinen yazarların, özel mesaj için kullandığı hesaplar.

    Nitekim sözlük büyük oranda ananonim olsa da insanlar buradaki maskelerine çok önem veriyor.

    Burayı bu kadar önemseyip, kendinizi idealize etmeyin bence.
    #36633144 :)
  • uzun uzun yazan yazar kişisi

    5.
    bazen güzel bir yazıya denk gelinebiliyor. birde oy kankacılığı yapmayan, mütevazı bir yazarsa, artı oyu ve favını alır benden.
    #36631883 :)
  • feminen olmanın spor yapmaya engel olması

    15.
    artık toplumun cinsiyet algısı değişiyor. birçok birey maskülen ve feminem olmaktan çıkıp androjen olarak tabir ettiğimiz özellikleri gösteremeye başlıyorlar. erkekler babet çorapları giyiyor, kadınlar vücut geliştiriyor.

    tabi ki kültürle birlikte cinsiyet anlayışının değişmemesi de imkansız. ancak önemli olan öz kültürü unutmamak ve insanların cinsel yönelimi ne olursa olsun, hangi cinsiyet kimliğinde olurlarsa olsunlar saygı duymak.
    #36631855 :)
  • duygularını saklayan insan

    34.
    https://www.youtube.com/watch?v=AUv7XZtBW64&t=2s +
    #36630876 :)
  • ne yapacağını bilememe duygusu

    5.
    ne yapacağını bilmeme duygusu diye bir duygu yoktur. örneğin çaresizlik bir duygudur veya kararsızlık bir duygudur. ne yapacağımı bilemediğimde çaresiz hissederim cümlesi doğrudur.
    #36622519 :)
  • uludağ sözlük

    20809.
    zaman çarkı gibi döngüsel, hep aynı konular.
    #36622494 :)
  • gecenin güzeli

    874.
    http://dazedimg.dazedgrou...d-prod/1090/2/1092791.jpg

    Àstrid Bergès-Frisbey
    #36622413 :)
  • bilimsel araştırmalarda etik

    2.
    yarın sınavın var ve bilgilendirilmiş onamı unutmuşsun. kaldın.
    #36622112 :)
  • gecenin şarkısı

    30316.
    https://www.youtube.com/watch?v=TN2ENOqsc1Y +
    #36622093 :)
  • sürekli mutsuz insan

    41.
    Bir sevişse rahatlar. Bazı şeyler göründüğü kadar karmaşık değildir.
    #36618142 :)
  • günün şiiri

    2513.
    çatlamış bir alın kemiği
    gibi duruyor limanda gri gemi,
    yağmur, hüviyetini kaybetmiş potansiyel suçlu
    rüzgarın kimsesi yok tabiattan başka
    zanlıyım, kendimce haklıyım, bu kış ellerime
    eksi sonsuz uçlu
    upuzun kapalı müzelerin
    hep bir çığlıkla hareketlenecek heykellerinin
    mermer bronz karışımı
    soğuk beyaz karışımı
    aldatıcı, göz bebeksiz bakışları bulaştı, evet, harika,
    sis çoktan ulaştı denizin sinirlerini bozan
    geç dalgasının korku tabirlerine,
    baudelaire aldım yanıma okurum diye
    felsefe ağaç olsaydı hangi meyveyi verirdi ve
    onu anlarım belki, onunla avunurum, hevesiyle;

    şimdilik
    gecenin esrara
    sevgilinin ihanete aç teşekkül mertebesinde
    belki gemide, belki sessizliğin güvertesinde
    bir takım adamlar gülüşüyor
    bir takım adamlar yalan yanlış örgütleniyor
    halka ait bir manayı hayasızca aralarında bölüşüyor
    hayır, yere düşmüş yalnız bir biletin önünde;
    aslında tedirgin ve sıkılganlar
    aslında cahil ve saldırganlar
    herkes kadar bir gemiye binip gitmekle
    şiddetin kendisiyle uzlaşmakla
    uzaklaşmakla
    uzaklaşmanın hayat paydasıyla çatışmaktalar

    evet,
    çocukken aynı sınavda çözemedikleri tek soruyla
    o tek sorunun cevabıyla boğuşmaktalar: onca
    ağırlığına rağmen neden batmaz bir gemi
    her gemi batmak için son bir yolcu mu bekler
    son yolcunun darmadağın beyni, kalbi mi
    indirecektir şalteri; gemi
    öyle mi çekilecektir içeri, hayır, örneğin, gerisin geri,
    toprağın da olsa kaldırma kuvveti
    öyle kolay gömülemezdi hiçbir ölü, hiçbir hüzün neferi;
    toprak
    iterdi, tutardı, çırpınırdı
    istemezdi gövdesine bir şeyin ansızın girmesini;

    gemi
    çatlamış bir alın kemiği
    gibi duruyor limanda gri;
    toprak da duruyor
    zaman da, adamlar da. önemli bir aşk şahaseri
    edasıyla çözülüyorum iskeletimden
    etlerimle uçuşuyoruz yapışmak üzere
    bir başka iskeletten ufka açılan

    yeni
    varoluştan oluşmuş hallerden hallere seviyeli;
    belki de çok oldu gemi limandan ayrılalı ve gideli;
    başlamış bir yolculuğun arkasından karada yazılan seyir defteri
    tarih mi demeli buna, günce mi daha doğru, bellek mi,
    hoş, ben ellerimi hep yıpranmış çımalara benzetirim
    parmaklarım salkım salkım çımadan sarkar sarkar sarkar
    kaç gemiyi bağlamak için limana fırlatılmış ellerim
    çımacılar mı hain, eldivenler mi kaygan, deneyler mi uğultulu,
    ufukta kaybolmaya yüz tutmuş bu büyük yüzen sedyeye
    kimi zaman mabet de demeli, nazar da demeli, büyü de demeli
    çatlamış bir alın kemiği
    gibi kafatasında beyne doğru ilerliyor gemi;
    ya çok bildik aynı bir sima var dümende, kazan dairesinde, radarda

    ya da
    kıyıdayız, hayaller kurarken ölüme dair, erdeme dair; anlıyoruz:
    terk edildik,
    diğerlerini kurtarırken telaşla o,
    tufanda biz geride bırakılanlar, anlıyoruz,
    meğer nuh, asla sevmemiş hiçbirimizi.

    küçük iskender.
    #36616549 :)
  • geceye efkarlı bir söz bırak

    188.
    Bilirsin beceremem yaşamayı. Bir damla su olsam, gider rakıya damlarım.

    küçük iskender.
    #36612680 :)
  • geceye bir türkü bırak

    10.
    http://video.uludagsozluk.com/v/yazarların-uzun-yıllardır-dinlediği-şarkılar-118725/

    #36612524 :)
  • gecenin şiiri

    11840.
    Gecenin hız sınırına yakınken durdurdum bedenimi
    kaportada eski bir damadın çamura bulanmış papyonu
    arka koltukta gözyaşlarına boğulmuş bir gelinlik vardı;
    mart ayının soğuk bir salonuydu;
    vites pedalının dikiz aynasına
    yansıyan o gelişigüzel, akıl almaz komplo teorileri kapsamında
    göğe yakın olmaktan, yere bakmaktan biraz yorgun düşmüş bir
    zürafa gibi, boşluğun zarif şiddetli menfaatine sokuldum. Kipti.
    Emir kipiydi yağan yağmur altında sana geç kalmış
    senden yana saçmalamış bir âşık tanımıyla şehirlerarası yollarda
    şu iki saatin bilançosunu çıkartmak, bilançoyu kanlı bir keser
    kimliğiyle, kelebek camının aralığından aşağı bırakmak. Zordu.
    Aşağı bırakmak zordu. Çünkü,
    mart ayının soğuk bir salonuydu!

    Bilirdin, ben daima büyük iddialara girerdim, örneğin tanımadığım
    bir adama jean tardieu'den bir replik ezberletmek, çıplak bir kadını
    az daha soymak, az daha soymak, bir şeftaliyi soya soya çekirdeğine
    inmek gibi, kadının çekirdeğine,
    kadının azınlık tarafının esir kamplarında aşağılanan ilkelerine
    inmek gibi, indiğin noktadan yeniden göğe yakın bir zürafa gibi
    yere bakmaktan yorgun bir bahisçi, bir bahis cismi, çekilen kart,
    atılan zar, kırılan lades kemiği gibi, o her şeyi berbat eden gibiler
    gibi, Zordu. Sana ulaşmak zordu. Çünkü,
    mart ayının soğuk bir salonuydu! Gerçek,
    bahaneler arkasına saklanmaya hazırken, gerçek, tam da buydu!

    Bir sadakate muavin, bir anlayışa esir, bir intikam zaferine sahip
    olmanın, olabilir görünmenin, karşı şeritten gelen tır şoförüne göre
    anlamı yoktu; o büyük buluşmayı kutsayan, kutlayan ve için için
    kıskanan klakson sesleri; vaovvvvvv, vaovvvvvvvvv, diye geçen
    kamyonların arasında sıkışmış 78 model tek kapılı siyah bir BMW ile
    acelenin içine sıkışmış çok eski bir katil ile çıplak bir kadını
    az daha soymak, az daha soymak, bana dokunan, bana temas eden buydu!
    Ulaşamamanın, doğruyu söyleyememenin, itiraf edememenin sıkıntısını
    aşağı bırakmak. Zordu. Çünkü,
    mart ayının soğuk bir salonuydu! Asfaltta patlayan lastik,
    bir çocuğun elinden kaçırdığı, ağlayarak seyrettiği bir bayram balonuydu!
    Bilirdin, ben daima büyük iddialara girerdim, örneğin seni sevmek,
    seni dünyanın yedi harikasından herhangi birinde yüzünden jiletle işaretlemek,
    indiğin noktadan yeniden göğe yakın bir zürafa gibi
    arabanın attığı her taklada sana yaklaşıyor olmanın sevinci
    arabanın attığı her taklada sana yakışıyor olmanın ürpertisi. Zordu.
    Çünkü, mart ayının soğuk bir salonuydu. Çünkü hayat,

    ölümün insana oynadığı en trajik, en mükemmel, en acımasız oyunuydu.

    Senin için ölüyordum. Durum buydu!

    küçük iskender.

    kendi sesinden dinlemenizi tavsiye ederim.
    #36611665 :)
  • beyaz tenli kızlar

    572.
    Hemen kızarırlar.
    #36610127 :)
  • yeni şeyler getiriyorum