• sözlük yazarlarının ruh halini anlatan görsel

    149.
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1365194/+
    #36060766 :)
  • picasso

    31.
    sürekli dönem ve eş değiştirirmiş. ancak bence en iyi dönemleri mavi ve pembe dönemleridir. kübist döneminden sevdiğim tek eseri guernica, ancak o da eserin anlattığı yaşantıdan dolayı.

    (bkz: #35580108)
    (bkz: #35586791)
    #36060720 :)
  • kısa saçlı kız çekiciliği

    60.
    yüz şekline ve saçın rengine göre değişir. bazı insanlara yakışmıyor, bana sorarsanız uzun saç her zaman daha iyidir.
    #36059951 :)
  • sırt çiğnemek

    9.
    sırt ve boyun ağrılarına iyi gelmekten ziyade, anlık bir rahatlama sağlıyor. tabi ki 80 kilo bir adama çiğnetirseniz sakatlanırsınız. 60 kiloyu geçmemeli ve nazikçe yapılmalıdır. net.

    aynı zamanda alternatif tıp, bel fıtığı için tepeden aşağı sallayıp çekiyorlar. işe yarıyor mu acaba?
    #36059838 :)
  • günün film müziği

    22.
    https://www.youtube.com/watch?v=yC4LceMLOls +
    #36056712 :)
  • çocukluk anıları

    164.
    hayatın bütününü etkiler, ancak travmatik yaşantılar aşılmaz değildir, aşılabilir. unutmayın biz ne geçmişte, ne gelecekte var olabiliriz.

    bu yüzden önemli olan şuanda olmayı öğrenmektir.

    iyi günler.
    #36056515 :)
  • günün şarkısı

    3397.
    http://video.uludagsozluk.com/v/ervah-ı-ezelden-91799/

    #36056401 :)
  • bilim ruhu kabul eder mi

    15.
    çeşitli yöntemlere göre değişir. radikal davranışçılar kabul etmez. diğerleri eder genellikle ancak, ruhtan anladığınıza bağlı.

    genelde psişe olarak kullanırlar, ancak bu metafizik anlamda ruhtan farklıdır, jung'un kullandığı biraz daha ona yakın. her zihinsel faaliyetin belli bir enerji gerektirdiği ve kalori harcadığını zaten davranışçılar bile reddedemez.

    ruhsal yapıda, her faaliyet için belli bir miktar enerji harcanır. bu bastırılırsa, başka bir yere kanalize edilmezse nevroza yol açabilir. bastırma, yüceltme, psişe, psişik determinizm gibi kavramların iyi araştırılması gerekir.

    jung, psişik determinizmi tamamen kabul etmez, zira kolektif yaşantılara yer verir kuramında. onun ruh anlayışı, freud'un anlayışından farklıdır. doğu felsefesine yakındır.

    libidoyu ruhtaki her şeyin enerjisi olarak kabul eder, genel olarak ifade etmek gerekirse, ruhu besleyen arzuların tümüdür. sadece ilkel bir arzu olmak zorunda değil, bu yüzden her türlü nesneye yöneltilen bir enerji gibi düşünmek lazım.

    lacan ise basıtrma/yüceltme mekanizmalarının birlikte çalıştığına inanır. bir boksör, bir film yıldızı, bir filozof bastırdığı duyguları yüceltmiştir, lacan'da bastırma-yüceltme birbirini tamamlar. klasik görüşten farklı biraz.

    (bkz: #35977040)
    (bkz: #35701203)

    https://www.youtube.com/watch?v=DE9aWHz6zZ4 +
    #36056226 :)
  • anın görüntüsü

    22079.
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1364746/+
    #36056116 :)
  • psikoz

    53.
    lacan psikiyatrik rahatsızlıkların, biyolojik kökenleri üzerinde durmazdı. zira ona göre psikozun ortaya çıkış sebebi, bireyin kültürel bir özne haline gelememesidir.

    bütün bunların kökeninde ödipal çatışmalar yatar. imgeselden, simgesel alana geçişte birey içinde bulunduğu aile ve ensest yasağının şekillendirdiği kültüre ayak uyduramazsa, sürekli olarak kafasında yarattığı öznel fantazi alanından çıkamaz.

    anne karnında çocuk eksiksizdir, tamdır bütün ihtiyaçları doyurulur. fakat doğduktan sonra, aciz ve eksiktir. çocuk döneminin büyük bir dönemi narsisizm ile geçer.

    çocuk anne ile bütün olmak ister, anne eksik 'fallus'u çocukla bütünleşerek tamamlamak ister. ancak burada 'fallus' bir nesne değil semboldür.

    babaya veya anneye ihtiyaç olmaz bunun için, zira baba kültürel düzenin içindedir. anne bir bakıcıda olabilir.

    lacan'a göre insan kültürel düzende var olamaz, simgesele geçiş sırasında bir yarık meydana getirir, işte bu bilinçdışıdır. simgeselde bulamadığı kendi gerçeğini, bilinçdışı kılar.

    ve öznenin bilinçdışında işaretli belli bir konumu olmasa da, özne buradadır.

    psikoz, bu işlemlerin doğru şekilde gerçekleşmemesi, kişinin kendi yarattığı hayal dünyasından simgesele geçememesi yüzünden oluşur.

    konuyla ilgili en güzel film inception.
    #36056030 :)
  • gösterge

    4.
    lacan'da gösterge, gösteren ve gösterilenden oluşur. bunlar işitsel imgelerdir. örneğin ağaç ismini verdiğimiz nesnenin işitsel imgesi, göstereni ağaç kelimesinin sesidir.

    gösterilen ise bir nesne değil, kavramın kendisidir. biz dünyayı algılarken, ağaç dediğimiz şeye verdiğimiz isim, yani göstereni ve gösterileni algılarız.

    ve bunu oluşturan, nesnenin gerçeklikte ne olduğu değil, bizim yarattığımız dildir, bilinci sınırlar. bu yüzden 'cogito' dilden bağımsız olarak var olamaz.

    iyi günler.
    #36055850 :)
  • bir insana en çok yakışan şey

    11.
    Vakur bir duruş ve bilgelik.
    #36055404 :)
  • kızlara en çok yakışan giysiler

    128.
    kalem etek, çizme ve boyunlu kazak. bunun yanı sıra entelektüel, beyaz tenli, becerikli ve hoş bir hanım olmalı.
    #36052187 :)
  • film izlemeye üşenmek

    8.
    yeni bir filme başlarken bende de oluyor bu. filmi beğenme garantiniz yok ve yarıda kapatabilirsiniz. bu yüzden eski filmleri tekrardan izliyorum.

    belli bir listem var, tek izlenmede anlaşılmıyor genelde izlediğim filmler. farklı okumalarla oldukça kafa açıcı oluyor. bu yüzden tekrara düşmüyorum.
    #36051925 :)
  • günün film müziği

    16.
    https://www.youtube.com/w...?v=ZV9qvauLlmo&t=263s +
    #36051336 :)
  • çok kitap okuyanların psikolojisii

    28.
    okunan kitabın içeriğine göre değişir genelde. sürekli cinayet romanları okuduğum bir dönemde, rüyalarım oldukça korkutucuydu. kendi alanımla ilgili okuduğumda ise, ciddi anlamda içgörü kazanıyorum.

    rüya yorumları, davranışın altındaki nedenler ilgimi çekiyor.bana bir gizem verin, onu araştırayım, bunu hep sevdim.
    #36051318 :)
  • sözlük yazarlarının elleri

    1044.
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1364021/+
    #36048673 :)
  • açık oylamak

    89.
    Benimle evlen, varlığına ihtiyacım var demektir.
    #36048077 :)
  • hastası olunan sözler

    20993.
    Bilinçdışı bizi bizden daha iyi bilir.

    Jung.
    #36047893 :)
  • en saçma duygusal sahnede bile gözlerin dolması

    4.
    izlediğimiz filmi hangi yaşantımızla özdeşleştirip duygulanıyoruz acaba.

    mantıklı olması gerekmiyor ancak muhakkak bizim için kör noktada kalan bir açıklaması var.

    Günlük yaşantı bu duyguyu uyandırmıyor. Belki de bastırıyoruz ve bunu daha sonra filme yansıtıyoruz, filmdeki bir yaşantı, bilinçdışını tetikliyor ve katarsis sağlanıyor. Yani rahatlama.

    Ağlama aynı zamanda regresyondur. Yani bir önceki davranışa geriye dönüş, bir şeylerden kaçmak isteyen bireyin ruh sağlığını korumak için, kullandığı bir savunma.

    Neyi tetiklediğini bulduğumuz vakit, bilinçdışı bilince getirilecek ve içgörü kazanılacaktır.
    #36047774 :)
  • yeni şeyler getiriyorum