• bir çıkar gözetmeksizin sizi seven kadın

    21.
    'seni seviyorsam bundan sanane' diyebilen kadındır. sevgiye karşılık beklediğiniz zaman o bir çıkar oluyor çünkü.
    14 ... kahraman arketipi
  • zor gününde yanında kimsenin olmaması

    31.
    insanı ötekine muhtaç kılan nedir? şüphesiz sosyal bir varlık olması gibi basit bir cevaptan daha öte bu sorunun yanıtı. çünkü insan yalnız başını da bir ömrü geçirebilir. yalnızlık birilerine ihtiyaç duymanın koşulu değil, varoluşun bir getirisidir. insan daha temel doğuştan getirdiği bir gereksinim için diğerlerine ihtiyaç duyar. bunun adı anlaşılma ihtiyacıdır.

    çoğu zaman kafamızda yaratmış olduğumuz kendimize dair tasarımları başkalarına aktarmakta zorluk çekeriz. bu basit bir diyaloğun ortasında meydana gelebileceği gibi kapsamlı bir analiz sırasında da ortaya çıkabilir. duygunun hamlığı söze indirgenmesini engeller ve anlatamamanın verdiği kaygı anlaşılamamayı doğurur.

    o halde yanımızda olmasına ihtiyaç duyduğumuz kişi alelade birileri değil, kendimize dair yarattığımız tasarıma en çok yaklaşabilen kişidir. ancak sadece bu yetmez, kendimiz hakkında bilmediğimiz bir sırrı söylemesini de bekleriz o kişinin, gölgenin içinde vücut bulan karanlığı anlayıp yatıştırmasını umut ederiz.

    yakın dostlar birbirlerini aynalar gibi yansıtırlar.' bana dostunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim' sözü buradan ileri gelir. zira onlar benliğimizin parçalarını içeren insanlar olarak oldukça nadir ortaya çıkarlar.

    işte bu sebepten zor gününüzde yanınızda kimsenin olmaması, sizi anlamayan birinin boş fiziksel varlığından her zaman daha iyidir.
    10 ... kahraman arketipi
  • sözlük yazarlarının rüyaları

    2599.
    dün tecrübe ettiğim garip bir rüyaydı. yaşadığım şehrin sokaklarında dolaşıp bir sesi takip ediyordum. yaşadığım şehir desem de günümüzdeki hali değildi, sanırım birkaç yüzyıl öncesine ait bir zamandı çünkü taştan yüksek duvarlarla ve sütunlarla çevrelenmişti etrafım. sokaklarda benden başka kimseyi görmedim. bu hem tedirgin edici hem de merak uyandırıcıydı. sadece beni çağıran bir sesi takip ederek duvarların etrafından dolaştım. birden mekan değişti ve şu an yaşadığım evin içinde beliriverdim. odamı geçtim ve koridora çıktım, koridor sonsuzluğa uzanıyordu. sonu olmadığını fark etmenin verdiği ürpertiyle elimi duvara yaslayarak ilerlemeye başladım. ilerledikçe duyduğum sesin bir kadına ait olduğunu anladım. yardım istiyordu.

    kim olduğunu bilmiyorum, fakat acı çekiyordu. daha da kötüsü ona işkence eden biri vardı. duyduğum sesle öfkelenip ileri doğru atıldım, koridor bitti zifiri karanlık bir ormanın girişindeki açıklığa ulaştım. kafamda demir bir kasket, belimde ise eski bir osmanlı kılıcı( bugün baktım adına şaşmir deniyor) belirdi.

    kadın tekrar çığlığı bastı, ormanın içine daldım ve kılıcı kınından çıkarmak için kabzasına uzandım. kılıç elimin altından kayboldu ve birden uyandım.

    genelde böyle belirsizliklerle kuşatılmış ortadan başlayan eksik ayrıntılı rüyalar görüyorum. daha sonra esrarını çözebilmek için uğraşacağım bu rüyanın.
    11 ... kahraman arketipi
  • kaybedenler kulübü yolda

    26.
    amerika'da ellili yıllarda ortaya çıkan beat kuşağı akımının bir çakmasıdır kaybedenler kulübü. özellikle yol teması ve ana karakterlerin çarpık ilişkileri bakımından ona benzetilmeye çalışıldığı oldukça bariz. en azından beatcilerin, yani ikinci dünya savaşı sonrası bunalımını yaşayan o devrin çocuklarının karşı çıktığı bir takım değerler vardı. konformizmi eleştiriyorlardı mesela, iyi kötü kendilerince zen felsefesini ve taoyu benimsemişlerdi. bunun ortaya çıkış biçimini yani; sex, alkol, uyuşturucu tarzında bir yaşamı yanlış bulsamda adamların yaşadığı bir bunalım vardı ve incelemeye okumaya değer buldum her zaman o bunalımı. benim gözümde onlar gerçekten kaybedenlerdi.

    şimdi bakıyorum kaan ve mete bu kadar parayı götürüp, karşı çıktıkları şeyin babası haline gelmişlerken, hÂl neyin kaybedenler kulübü bu diye sormak istiyorum. yinede bir kitleleri var. liseliler koştura koştura izleyecekler filmi.

    bu eleştirinin de çok bir önemi kalmayacak zaten. işin gerçek yüzü çok başka, anlayabilene.
    14 ... kahraman arketipi
  • pişman olmak istemeyenlere tavsiyeler

    155.
    hayatta bazı deneyimler vardır, mutlaka yaşamanız gerekir onları. yaşayana kadar ne tavsiye alırsanız alın deneyimi tecrübe ettiğinizde alacağınız dersin yanından bile geçemez. insanın kolay yoldan öğrenmek istediği fakat sırrına yaşanmadan erişilmeyen birçoğu acı ancak bir o kadar da gerçekçi deneyimlerdir bunlar.

    kimden ne tavsiye almış olduğunuz, hangi nasihatı dinlediğiniz pek fark etmez, apollon'un delphi tapınağına da gitseniz size söylenmeyecek, tecrübe edilerek çözülmesi gereken bir esrardır. eğer yaşamanız görmeniz gereken bir olay, çekmeniz gereken bir dert varsa bu başınıza gelmeden öngörüp savuşturmanız pek mümkün olmaz.

    bu kadercilik mi? hayır değil. daha çok küçükken arı kovanına elini sokup ne olduğunu merak eden bir çocuğun öğrendiği dersle aynı aslında. arılardan neden uzak durması gerektiğini birkaç gün hastanede yatıp anladıktan sonra, aynı çocuk arıların ona zarar vermek istemediğini sadece yuvalarını savunduklarını da öğrenir.

    insan bencil bir varlıktır. her zaman elde etmek ister, her şeyi hak ettiğini düşünür elindekilerin kıymetini bilmez. sonra bir gün kaybeder, pişman olur. hiç dinlemediği tavsiyeler keşkeler olarak geri döner kendisine. aklı başına gelir vicdan azabıyla sarsılır.

    bazen ne kadar mantıklı düşündüğünüzün bir önemi yoktur. hayat böyledir çünkü bir olayla mantığınızı tarumar eder. fakat kişi öğrenir, pişmanlığın acısını ve endişesini yaşayıp yaptığı hatayı kabul edip yoluna devam etmeye karar verdiğinde, kendinin bir önceki versiyonunu rafa kaldırır.
    yeniden yaratır dünyasını, tekrar çizer yolunu, yaşadıklarını kabul etmeyi öğrenir. daha iyi daha güzel bir şekil var olur. ve bunun için acı çekmesi gerekiyorsa bu bir yük değil, erdemli yaşaması için onurla çizilmiş bir yoldur.
    11 ... kahraman arketipi
  • en çok sevilen şiir dörtlükleri

    121.
    Düşdüm ezelde zülfüne dâm olmadın henüz
    içdim lebin şarâbını câm olmadın henüz
    Ben zülfüne ezelde tutuldum ki henüz tuzak yaratılmamıştı.
    Yine orada dudaklarının şarabını içtim ki
    Henüz kadeh vücut bulmamıştı.

    Nesimî.
    9 -1 ... kahraman arketipi
  • endişe

    38.
    yaşamın kökenini oluşturan çatışmaların bir sonucudur. gün bitip de gece başladımı düşünceler insanın üzerine hücum eder. varlık sancısı ve endişelerle kutsadığınız gecelerin sonunda güneşin doğup bütün kaygılarınızı geceyle birlikte götürmesini beklersiniz. endişe insanın özünü oluşturur, insan endişeden doğar ve onunla birlikte var olur.

    her gün doğumu yeni kaygılara, yeni çatışmalara gebedir. önemi olan her gün batımının sonunda sonsuzluğa uzanıyormuş gibi gelen endişeli geceleri atlatıp yeni bir kavgaya hazır olmaktır.
    10 ... kahraman arketipi
  • vazgeçmek

    345.
    özsaygısı yüksek bireylerin yeri geldiğinde güzel bir şekilde gerçekleştirdiği eylem. insanlara ve nesnelere ne kadar çok bağlanırsanız onlardan vazgeçmeniz o kadar zor olur. canlılar olarak hepimiz geçicilikle kutsanmış hayatlar yaşıyoruz. ölümün olduğu ve belkide ahir zamanları yaşadığımız bu dünyada birilerine ne kadar çok takılıp kalırsak, yaşamayı o kadar fazla erteleyeceğimiz bir gerçek. o halde bazen tüm onurumuz ve gururumuzla vazgeçerek en doğrusunu yapmış oluruz.
    11 ... kahraman arketipi
  • freud un dini inanca akıl hastalığı demesi

    10.
    freud tanrının oedipus çatışması sonrasında özdeşleşilen en büyük baba figürü olduğunu düşünür. eğer tanrı varsa herhangi bir cinsiyeti olamaz ama çocukken aklınızdaki tanrı figürü erkek miydi? yoksa kadın mıydı? bunu sorgulayın ondan sonra eleştirirsiniz freud'u.
    10 ... kahraman arketipi
  • anın görüntüsü

    31935.
    anın görüntüsü
    20 -6 ... kahraman arketipi
  • yara izi

    21.
    hepsinin hikayesi oluyor genelde yara izlerinin. geçtiğimiz günlerde amerikalı bir araştırmacının bir afrika kabilesinin yetişkinliğe geçiş sınavına tabi tutulmasını izledim. otuz gün boyunca balık tutmayı, timsah avlamayı, kırk metrelik hindistan cevizi ağaçlarına tırmanmayı öğrendi. sınavı tamamlaması için önünde son bir engel kalmıştı, o da yara izi almak. bir ay boyunca verdiği emeklerin bir nişanesi olarak yetişkinliğe aynı zamanda kabileye kabul edildiğini göstermek için göğsünü boydan boya bir jilet yardımıyla çizdiler. çünkü o kabilede yara izleri bir statüyü temsil etmekteydi. yaşlandıkça, yeni sınavlar verdikçe yara izleri artıyordu kabile üyelerinin. ve en çok yara izi olan kişi, aynı zamanda sözü en çok dinlenen kabile üyesiydi.

    bolca kan aktı araştırmacının yarasından, kan akmayınca pek bir anlamı olmuyor zaten yara izinin. hepsi katlanılan sıkıntıların baktıkça hatırlanacak izleri olarak vücudumuzda gururla taşıdığımız işaretler. böyle birkaç ufak ize sahibim ben de. bir tanesi çocukken yapılan bir yaramazlığın sonucu olan sağ kaşımdaki belli belirsiz çizik. bir diğeri mecburiyetten kırılan bir camın sağ elimdeki parmak boğumunda bıraktığı hafif kabartı.

    hayat insanı nereye sürüklerse sürüklesin yara izlerine baktığında kim olduğunu, nereden geldiğini hatırlayabilmesi güzel şey. yaşlansanız bile mezara kadar götüreceğiniz sıkı dostlar gibi onlar. bir de ruhtaki yara izleri var tabi, öldürmeseler bile bazıları ömür boyunca taşınabiliyor. hepsinin ortak özelliği ise bizi değiştirmesi, farklı biri olarak yola devam etmemizi sağlaması. çünkü bu hayatta her yaşantı insanın kendisini yeniden yaratması için bir şanstır.
    12 ... kahraman arketipi
  • valiant hearts the great war

    8.
    müzikleri ve çarpıcı hikayesiyle insanı başka bir dünyaya sürükleyen valiant hearts, basit bir oyundan çok daha fazlası.

    https://www.youtube.com/watch?v=hZjoTcAT4ZY+
    7 ... kahraman arketipi
  • sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

    17564.
    garip bir ağırlığı var beklemenin. gündüz gece olsun da yalnız kalayım diye bekliyorsunuz, gece olduğunda ise geceyi bile istemeyecek kadar bıktığınızı fark ediyorsunuz bazı şeylerden. zamanın ağırlaştığı saniyelerde kimsenin gelip doldurmayacağını bildiğiniz bir boşluğun sırrına vÂkıf olmanız mümkün oluyor. şafak sökmek bilmiyor, insan dişiyle tırnağıyla tutunuyor gecenin gövdesine. böyle vakitlerde sokağa çıkıp köşe başlarındaki tekinsiz adamlara bulaşmak geliyor içinizden. cevabını bildiğiniz bir takım soruları tekrarlamanın verdiği tiksintiyle, gece şehrinin içine karışmış ışıkları çoktan söndürülüp gitmiş dükkanların önünden geçerken zaten sırrına eriştiğiniz kaybetmenin yükümlülüğünü taşımak istemiyorsunuz. onurun ve gururun ayaklar altına alınıp pazarlandığı bu dünyada kimsenin gerçekten beklemeye değmediğini anladığınızda geriye bir vazgeçiş türküsü tutturup eve dönmek kalıyor. nereye sürgün olup gittiğiniz fark etmiyor pek. çünkü mekan ve zaman değişse de insan hep aynı nankör varlık olarak kalacaktır.
    11 ... kahraman arketipi
  • türkiye de kitap okunmamasının sebepleri

    544.
    öncelikle başlık 2006 senesinde açılmış ve herhangi bir araştırma sonucu ve istatistik paylaşılmadığından tartışmayı bireysel gözlemlere dayalı yürütmek en doğrusu. bugün o yıllara nazaran okuma oranın daha fazla olduğu bir gerçek. buna kaynak olarak yayın evlerinin artışı, yeni yazarların ortaya çıkması ve basılan kitap sayısı gösterilebilir. alınan kitap okunuyor veya okunmuyordur o başka mesele. ancak kitap satışları artış göstermese, yani bir pazar alanı olmasa yayın evlerinin çoğalması mümkün değil. sonuçta bu işi para için yapıyorlar.

    işin kötü tarafı okuma oranı artış gösterse bile okunan eserlerin ciddi anlamda hiçbir niteliğinin olmaması. bir dönem gerekli gereksiz eline ne geçerse okumuş biri olarak kitap okumanın sadece faydacı bir eyleme dönüştürülmesine karşıyım. elbette keyif için de okunabilir. fakat okunan eser sayısı artış gösterdikçe eserlerin niteliği de aynı oranda artmalıdır. artmıyorsa kitap okumaktan bir kazanç sağlamak pek mümkün değil. bugün hayatımı etkiledi diyebileceğim birçok eser okudum. bunların hiçbiri sadece kitabın içinde kalan boş yazılar olmadı benim için; hayatıma uyarlandı kararlarımı etkiledi, yaşantılarımla özdeşleşti. nitelikli okumanın değerini bu eserlerde öğrendim.

    insana yüksek bir bilinç, algı ve analiz yeteneği bahşedilmiş. bunu en doğru şekilde kullanmak onun görevi. şimdilerde elimizde olan kaynaklar o kadar fazla ki, dünyayı anlamlandırmaya çalışan ilk insanlardan çok daha ileride bir noktadayız. niçin dünyada var olduğunu bile bilmeyen kör canlılar değiliz artık. o hÂlde bunu en iyi en iyi şekilde değerlendirebilir, düşünce tarihinde önemli etkilere sahip olan eserleri okuyabiliriz.

    söz konusu sadece kitap okumak da değil. bilgiye birçok farklı yoldan ulaşılabiliyor. dergiler, makaleler, internet siteleri bunun için var. önemli olan hem keyif alıp, hem de işe yarar bir şeyler okuyabilmek. ve bahaneler üretmedikçe bu her zaman mümkün.
    14 ... kahraman arketipi
  • içini dökme ihtiyacı

    29.
    anladığım kadar anlaşılmayı beklemem. insanı en iyi anlayan yine kendisidir sonuçta. kimse yanında olmadığında vakit geçirdiği, yorgun gözleriyle dünyayı seyrettiği, benzersiz deneyimlerin tecrübe edicisi, yalnızlığına alıştığı kişi kendisinden başkası değildir. ancak bazen kendisini bile anlayamaz. böyle zamanlarda bir bakışa ihtiyaç duyduğu olur, dışarıdan nasıl gözüküyorum diye sormak ister. bunu merak da eder, ötekileri umursamıyorum diyen herkes yalan söylemektedir. derecesi kişiden kişiye değişse de başkalarına vurgu yapmadan, kendimizi anlamlandırmamız mümkün değil. bazen dışarıdan getirilen bir bakış, zihnin yanılgılarından kurtarır bizi. işte böyle zamanlarda içini dökme ihtiyacı hÂsıl olur.

    varlık dünyayı sorgular, bilincinin süzgecinden geçirerek analiz eder, okuyarak bir sürü şey biriktirir.

    ancak bunları aktaramazsa yaptığı işin hiçbir anlamı kalmaz. bugün olmasa bile yarın anlaşılacağı düşüncesidir onu ayakta tutan. en büyük yalnızlıklar, yarınlara olan inancın verdiği umutla yenilgiye uğratılır. insanın içini dökmesinin sebebi budur, belki anlaşılabilirim fikri. ancak anladığı kadar anlaşılmazsa ışığı söner, aynı insan olması beklenemez. insanı var eden kendi davranışların sorumluluğunu üstlenebilmektir. ve bazen buna şahitlik edecek kişilerin olmasını ister, yükünü biraz olsun hafifletebilmek için. hayat garip bir mecraya doğru sürükler sizi, bencil dünyalarına hapsolmuş yanılgıları gözüne perde çekmiş varlıkların arasında süregiden adalet arayışlarının kendi yaratmış olduğunuz başka bir yanılsama olduğunu fark edersiniz. kendinizden içre olanı anlatma ihtiyacının tükendiği bir vakit gelir çatar. vazgeçmenin verdiği huzura kapılır insan. yaşamanın böyle daha güzel olduğunu düşünür, daha yeni çıktığı çatışmanın verdiği yorgunlukla uzun süre dinlenmek ister. o an hayat deneyimin kendisi oluverir, orada ne söz ne de başkaları vardır. sadece kendisi vardır insanın, sadece kendisi.
    14 ... kahraman arketipi
  • ross daly

    8.
    anadolu'nun hüzünlü coğrafyasını nağmeleriyle anlatabilen irlandalı büyük sanatçı. insan bir yandan takdir ediyor, diğer yandan üzülüyor. biz neden sahip çıkmıyoruz müziğimize, tabi daha önemli meselelerimiz var. hep oluyor, kültürümüz yok olduğunda nerede yaşadığımızın bir önemi kalacak mı bilmiyorum.

    https://video.uludagsozluk.com/v/gecenin-şarkısı-143836/

    9 ... kahraman arketipi
  • gülmek

    266.
    insanın ruhunu hafifleten eylemlerden bir tanesi. daha da güzeli canınız sıkıldığında sizi güldürüp mutlu etmeye çalışan dostlara sahip olmak.
    12 ... kahraman arketipi
  • birini unutmanın en iyi yolu

    455.
    yaşanılan deneyimler, çatışmalar iyisiyle kötüsüyle bize aittir. birey acı çektiği zamanları kötü anılarını hatırlamak istemez çünkü onları düşünürken orada ve o zaman yaşamaya başlar. bazıları geçmişi aşamaz, kötü anıları ve kişileri içselleştirerek ruhlarının ıstıraplı bir parçası haline getirirler. gidenin arkada bıraktığı anı kırıntıları canlı kanlı bir kişiye ait değildir. ortada biri yokken niye kederlenir peki insan? çünkü sıkı sıkıya bağlı olduğu deneyimin öznesi, bir imgeden ibarettir.

    gerçeklikle ilişkinizi sorguladığınızda, aşmanız gereken bir dağın önünüzde durduğunu görürsünüz. bu birini unutmak değil, yaşanılan deneyimi iyisiyle kötüsüyle kabul etmek, unutmayı istediğiniz kişiyle yaşadığınız güzel anıların da olduğunu hatırlamaktır.

    birilerini hayatınızdan çıkarabilirsiniz. ama unutmanız mümkün değildir. çünkü yaşamınızda yer eden sizde güçlü duygular uyandıran her insan ruhunuzda da yer edinir. o insanı ruhunuzdan çıkarıp atmayı deneyebilirsiniz, ancak bu kolunuzu kesmekten farksızdır, sizi eksiltir.

    insan hayatın ona getirdiklerini kabul etmelidir bazen. çektiği acıyla körelen zihninin berraklaşmasını bekleyip, bir dönem ona bu acıyı çektiren kişinin onu mutlu ettiğini de hatırlamalıdır. böylece tamamlanabilir, nefretini bırakıp vazgeçmeyi hakkında iyi düşünmeyi öğrenir. eğer bunu yapmazsa zarar vereceği kişi sadece kendisi olacaktır.
    7 ... kahraman arketipi
  • current 93

    3.
    soft black stars, all the little pretty horses gibi güzel parçaları seslendiren ingiliz rock grubu. şarkıları huzur veriyor bana. çocukluğuma dönüyorum dinlerken, çok fazla bileni de yok bu da başka bir artısı.
    6 ... kahraman arketipi
  • bir sözlük kızına şarkı armağan et

    208.
    https://www.youtube.com/watch?v=TWg4dnXCpt8+

    isteyen üzerine alınsın.
    9 ... kahraman arketipi
  • yeni şeyler getiriyorum