• rimbaud okuyan bir kadına aşık olmak

    1.
    depresyon ve kaygıyla perçinlenmiş bir cuma akşamı polisin bile uğramaya cüret etmediği kale içi sokaklarında biranızı yudumlayıp eve doğru yol alırken aklınızın bir köşesine takılıp beyninizde venüs gezegeninden dünyaya doğru düşüyormuşçasına bir his yaratan durumdur. aklınıza Arthur Rimbaud'nun duyum şiiri takılır ve sevdiğiniz kadının kulağına şu kelimeleri mırıldanmak istersiniz; 'Ne bir şey düşünecek, ne bir laf edeceğim; Ama sonsuz bir sevgi dolduracak içimi; Göçebeler gibi uzaklara gideceğim; Mes'ut sanki yanımda bir kadın varmış gibi.'

    sonra birden onunla karşılaşırsınız sokakta. rimbaud okuyan kız oradadır. sökmek bilmeyen şafaklarda, ağır dumanlı kahvelerin tütün kokularıyla bezenmiş adamların yorgun gözlerinden öğrendiğiniz hayatın inceliklerinden bahsetmek istersiniz ona. ancak zaman buna izin vermez, ölüm kaygısıyla eskittiğiniz gecelerin, buram buram hüzün kokan kentlerin ve içinizde barındırdığınız bezgin coğrafyaların gırtlağınıza bastırılan ham, katıksız acısıyla yürümüye devam edersiniz.

    geçip gider yanınızdan. umursamaz. hoyrat yaradılışlı kadınların gözlerinden ruhunuza doğru akan çavlanın, hayatın anlamını sorguladığınız ömrünüzün tamamını geçirdiğiniz şehrin felaket gibi üzerinize doğru koşuşturan sokaklarında yeni bir yalnızlığı kovalamak düşer size de.

    delice akan kanınıza baharı ve anlamı derin şiirleri müjdeleyen hayat, sizden aldıklarını geri vermek niyetinde değildir.

    yeni bir sürgünün belirtisi hÂsıl olur gözlerinizde. ardınıza bile bakmadan gecenin içinde kaybolursunuz.

    elveda rimbaud okuyan kız...
    6 ... kahraman arketipi
  • hoşlanılan kadının diyar pala dinlemesi

    1.
    gecenin bir vakti derin düşüncelere dalıp diyar pala'dan yeşilimi ver şarkısını dinlerken akla gelerek hüzünlendiren olaydır. böyle bir eşref-i mahlukatın nasıl olup da sizi sevebileceğini anlamaya çalışıp bir yandan huşuyla kendisini seyre dalarken öte yandan herhalde bezm-i ezelde ruhlarımız yan yana gelmiş bir arada yaratılmışız diye düşünürsünüz. bir anda nietzsche'nin loue andreas salome'ye yazdığı mektuptan bir pasaj gelir aklınıza “Hangi yıldızlardan düşüp birbirimizi bulduk biz. Bu kadar düz bir cümlenin bu kadar karmaşık olmasına neden olan kadın.” diyerek serzenişte bulunursunuz kendisine.

    ancak makÛs talihiniz bir araya gelmenize izin vermemektedir. aranızdaki statü farkı bu işi zorlaştırmaktadır. sadece gecenin belli vakitlerinde diyar pala dinleyerek geçirdiğiniz birkaç saat dışında, hanımefendi zatın sizinle herhangi bir tür ilişkide bulunmayacağını anlayıp, yorgun gözlerinizle gün doğumunu izlerken, titreyen ellerinizle yaktığınız sigaradan derin bir nefes çekersiniz içinize.

    daha sonra diyar pala'nın muhtelif bir eserini dinlememeye ant içip, kadını bir daha görmemek için bulunduğunuz şehri sonsuza kadar terk edersiniz. içinize kapanarak Bodhidharma'nın izlediği yola dönüp kendinizi zen budizmine adamaya karar verirsiniz. acının ve alçalışların cehenneminden geçerken doğu felsefesinin içinizi huzur ile dolduran ahengine kapılıp, motorunuza atlayarak dağ bayır demeden gezip lcd kafasına benzer bu kafayı nasıl yaşayabildiğinizi sorgularken bahar aylarının hafifletici esintileriyle huzur dolu ruhsal bir yolculuğa çıktığınızı kavramış olursunuz.

    yaptığınız bu yolculukta bazen bir taşra kahvehanesine yolunuz düşer, tesadüf eseri radyoda diyar pala'nın sensiz yapamam parçası çalarak sizi eski günlere götürür. gözleriniz dolar, yaşlı amcaların desteğiyle oturduğunuz yerden kalkıp motorunuza atlar ve gün batımına doğru yola koyulursunuz.

    elveda diyar pala dinleyen kız...
    12 -2 ... kahraman arketipi
  • başkalarının onayına ihtiyaç duymak

    1.
    Genelde kendine olan güveni düşük, bağımlı bireylerde görülen durum.böyle insanlar seçim yapacakları zaman başkaları tarafından onaylanma ihtiyacı hissedeler. Bu da tercih ettikleri her seçeneğin, ahlaki bir takım düşünceleri içeren üst benliklerinin etkisinde olduğunu gösterir. Çünkü ideal kişiliklerinin uyması gereken bir takım davranışlar vardır ki bu davranışlara uymadıkları takdirde, üst benlikleri tarafından derin bir suçluluk duymaya itilirler. Velhasıl bu uysal tavırları, kendileri ile ilgili alacakları kararlarda, onları ötekine bağımlı hale getirir. Hatta bu toplumu ve kültürü de kapsayan büyük ötekidir.

    aynı zamanda insan seçimlerinde ne kadar özgürdür sorusunun bir kısmını da bu entry ile cevaplayabiliriz.
    7 ... kahraman arketipi
  • evgeny lushpin

    1.
    resim sanatında representationalism yani temsili gerçekçilik denilen akımın temsilcisi olan rus ressamdır. bu akımda sanatçı gerçeği bir fotoğraf karesi şeklinde yansıtmaya çalışır. evgeny lushpin bu işte o kadar başarılıdır ki, resimlerine ilk baktığınızda bir fotoğrafı andırır, ancak sonra ince nüansları ve ışık oyunlarını fark edersiniz.

    resimlerde genellikle yüksek bir açıdan bakışı sağlayarak, sessiz sakin sokakları, sonbaharı mevsimini, kış mevsimi temasını işlemeyi seven ressam insanları resmin ana merkezine koymaktan çok uzaktan seçilen detaylar olarak resmetmeyi sever.

    evgeny lushpin
    (img:#1604066)

    evgeny lushpin
    5 ... kahraman arketipi
  • yeni şeyler getiriyorum