• sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

    18112.
    mesele asla zaman değildi. bir hevesle başlanan her türlü işin sonunda gelip çatılan noktanın aynı olmasıydı benim için. planlar, sahip olunan beklentiler, olmak istenen yerler ve birlikte vakit geçirilmek istenen insanların hepsi dahildi bu hevessizliğe. hayal etmek güzel vakit geçirmek için bir araçtı sadece, tutunulan idealin güzelliğiyle kısa süreli mutluluk sarhoşluğu yaşayıp en sonunda varacağım yeri hep biliyordum. insanın kendi kendisine söylediği yalanların bir yerde sona ereceğini düşünmemesi, gerçeklerden kaçması hiç de garip değil. bazen başka türlüsü olmuyor çünkü, ya deliliğe sığınmanız gerekiyor ya da gerçeklerden belli ölçüde kaçmanız. okunan kitapların, gezilen yerlerin, tanışılan insanların en sonunda varacağı noktayı artık biliyorum. çünkü ben hep bir şeyleri arıyordum. ama aramaması gerektiğini öğreniyor insan, neyi beklediğini bilmeden bekleyip durmanın yanlış olduğunu şimdi anlıyorum. yüzümü çevirdiğim tarafta bir şey göremeyeceğim, hiç göremedim. hayat siz bir yerlere bakarken diğer tarafta çok farklı şekilde sürüp gitmeye devam ediyor. sadece bir tarafa bakan her zaman diğer tarafa kör kalıyor. bunu bilmek, şimdi tuhaf bir şekilde huzur veriyor bana. insanın kendini tanımaya uğraşması güzel şey vesselam.
    5 ... kahraman arketipi
  • güzellik

    307.
    güzel olan her şey özünde öyle olduğu için güzeldir. iltifatı ve yergiyi üzerinde bir parça olarak taşımaz. iltifat güzeli olduğundan güzel göstermez, şüphesiz yergi de değerinden bir şey çalmaz. güzellik sadece görünüşte ortaya çıkan, maddi bir özellik değildir. asıl güzellik iç dünyada ortaya çıkan ruh güzelliğidir. insanlar sanat eserleri gibidir, onların yaratıcıları olarak kendilerinden bir parçayı yaptıkları eserin içine koyarlar. fakat eser ne kadar güzel olursa olsun, arkasında bir hikaye bir yaşanmışlık yatmıyorsa o eserin manevi hiçbir değeri olmayacaktır. belki estetiktir ancak tanınmaya ilgilenmeye, vakit harcamaya değmez.

    iç güzelliği görmek bir insanı anlayıp analiz etmek dış güzelliği görmekten daha zordur. o kişiyi sevmeyi gerektirir. gerçekten seven karşıdaki varlığın özüne, sırrına vÂkıf olur. onun iradesini kendi iradesi haline getirerek dünyasını onun dünyasının üzerine kurgular. seven için sevdiği her haliyle güzeldir. gerçek güzellik sevgi aracılığıyla maddi dünyanın ötesine geçer. çünkü güzelliğin aslı mÂnadadır.
    11 ... kahraman arketipi
  • okumak

    98.
    insana bilgi kazandırdığı kadar ruh sağlığını da olumlu yönde etkileyen eylemdir. doğru kişiler doğru kitaplarla buluşturulduğunda özdeşim kurma aracılığıyla kendi ruhsal problemlerini çözüme ulaştırdıkları gözlemlenmiş ve bu sistematik hale getirilip bibliyoterapi ismi verilmiştir. ancak buradaki en önemli mesele araz sahibinin yaşamındaki çatışmalar ve rollerine uygun kitabın seçilebilmesidir. depresyondaki bireye schopenhauer'ın eserleri tavsiye edildiği vakit felsefesindeki karamsarlıktan kaynaklı olarak kendini daha kötü hissetmesi işten bile değildir. bu sebepten dolayı okunacak eserin önceden incelenmesi, daha sonra eseri okuyacak kişinin analizi önem arz eder.

    eser bilginin ötesine geçip davranışa karıştığında kişinin yaşam stilini derinden etkileyen bir takım sonuçları olacaktır. lakin ezbere yapılan okumalar kişinin kendisine fayda sağlamayacağı gibi vaktinden de çalar. iyi kitaplar varlığa gerçekliği farklı şekillerde tahlil edebilmesi için yol gösterirler. zira onları yazan münevverlerin bir parçasıdır o eserler.

    kim ne söylerse söylesin okuma eylemeni basitleştirip ayaklar altına alanlar olacaktır. fakat bilinsin ki bu dünyaya yön vermiş kişilerin hepsi bilginin yolundan geçmiş, yüzlerce hatta binlerce eseri hayatlarına yön vermek, kendi düşünceleriyle sentezlemek için okumuşlardır. çünkü karanlık bir kuyuda körcesine yaşamaktansa bilginin getirdiği ağırlığı taşımak her zaman daha erdemlidir.
    9 ... kahraman arketipi
  • muhyiddin ibn arabi

    141.
    özün özü isimli eserinde insan-ı kamil'i ve tanrının insan zihnindeki tasarımlarını işler. insan-ı kamil tasavvuf makamının en yüksek noktasıdır ki ona ulaşmak isteyen bireyin geçmesi gereken birçok dünyevi ve ruhsal diyebileceğimiz uhrevi mertebe vardır. arabi'ye göre tanrı her yerdedir. o iyinin ve kötünün ötesinde bunları bile kapsayan hakk ve mutlak olandır. tanrı her insanın zihninde farklı bir tasarım olarak ortaya çıkar. ancak onun gerçek özünü sadece arif olan kavrayabilir, ve bunun yolu onu hissetmekten geçer. tanrının her yerde olduğu düşüncesine referans olarak rahman suresinin 29. ayet-i kerimesini gösterir; " o, her an yeni bir iş ve oluştur. "
    arabi'ye göre şeylerin özünü oluşturan bile o'nun kendi varlığıdır. o hakikatte her şeyden münezzehtir. bu düşüncelerin islamın doğru bir yorumu olup olmadığı tartışılır. ancak tasavvuf oldukça kabul edicidir, hoşgörülüdür. islamın felsefi bir boyutudur. bu yüzden kişi neye inanıyor olursa olsun okunması incelenmesi gereken bir felsefedir.

    son olarak arabi'den bir alıntıyla bitirelim.

    bilinsin ki, bir güzel sevgilinin güzelliğine bakılsa ve onun etrafına yüz binlerce ayna koyulsa o sevgili yüz binlerce görünür. halbuki o bir sevgili ve bir tek yüzdür. buna rağmen o aynaların kabiliyet ve istidatlarına göre kimi parlak, kimi bulanık, kimi düzgün, kimi eğri büğrü gösterirler. o halde bir kimse sevgilinin bir aynada görünen yüzünü görüp diğer yüzleri inkar etse arif değildir. arif olan hepsini kabul eder. arif sevgiliyi ayna ile de görür ayna olmadan da.
    8 ... kahraman arketipi
  • bir anda gelen uzaklara gitme isteği

    11.
    Zaman zaman gelir bana da, doğa ile iç içe bir kasabaya yerleşip basit bir işle uğraşarak hayatımı sürdürmeyi düşlerim. Ancak sorumluluklar, beklentiler ve Bir şeyler olma çabası yakasını bırakmıyor insanın. Gidemeyince de içinizde yarattığınız uzaklara sığınıyorsunuz.
    8 ... kahraman arketipi
  • ne kadınlar sevdim zaten yoktular

    29.
    Zihinde bir kadın imgesi yaratıp onu sevmeyi ifade eden mısradır. Ancak şiirin devam eden dizelerinde 'hala arasıra mektupları gelir' yazar Atilla ilhan, kendisini terk eden kadınlara sitemi de vardır sanki bu şiirde şairin. 'zaten yoktular' diyerek kinayede bulunur, her türlü güzel şiirdir vesselam.
    10 -1 ... kahraman arketipi
  • bıkmak

    36.
    Olaylara ve kişilere tahammül edilebilirliğin azalması durumu. Bir işi yaparken ondan doyum alamıyorsak bir süre sonra bıkkınlık belirtileri göstermemiz kaçınılmaz. Aynı şekilde renksiz kişilerle kurduğumuz ilişkilerde böyledir. insan sıkıcılığı aramaz, sürekli doyum ve değişim peşinde koşar. Bunu elde edemiyorsa da bıkması kaçınılmaz hale gelir.
    8 ... kahraman arketipi
  • nickinizin anlamı

    121.
    Kahramanın sonsuz yolculuğunu, arayışını ve kötülüğe karşı verdiği savaşı ifade eden kolektif bilinçdışında bulunan kahraman figürü.
    8 ... kahraman arketipi
  • biz sarhoşken henüz üzüm yaratılmamıştı

    6.
    ibn-i Farid'in bir şiirinde geçen söz. Sarhoşluğun şaraptan değil aşktan olduğunu, aşktan gelen Sarhoşluğun çok daha eskiye dayandığını ifade eder. Tabi buradaki aşk tanrıya duyulandır.
    11 ... kahraman arketipi
  • kırmızı kitap

    32.
    Carl gustav jung'un Türkçeye kırmızı kitap olarak çevrilmiş asıl ismi liber novus olan eseridir. Kitapta jung'un birinci dünya savaşından önce gördüğü bir takım düşler ve bu düşlerin bireyselleşme/bütünleşme süreçlerine etkisi anlatılmaktadır. Jung bunları aktarırken mikrokozmik psikolojiden yola çıkarak kolektif bilinçdışına vurgu yapmaya çalışıyor. Eserde Jung'un kendi yaptığı birçok çizim, kaligrafi ve mandala da bulunuyor. Yalnız çeviri konusunda sınıfta kalmış. Doksan sayfa ön sözü okuduktan sonra böyle saçma bir Türkçe ile karşılaşacağımı bilseydim elime bile almazdım kitabı. Jung ve kilit fikirler kitabını okuyun daha iyi.
    9 ... kahraman arketipi
  • film önerileri

    202.
    Ölümcül oyun.

    Bir kazadan sonra anneleri estetik ameliyat geçiren ikizlerin, yüzü sarılı kişinin anneleri olmadığını düşünmeleriyle başlayan olayları anlatıyor film. Psikolojik gerilim türünü sevenler izlesin.
    5 ... kahraman arketipi
  • gecenin şiiri

    12427.
    uç benim boynumun soytarısı
    kirle her cemreyi bana doğru olan
    unuttum güçbela soluyan perdeleri
    dudaklarımı ısırdıkça kabaran akşam
    unuttum onu da.
    zaten bir tanım değil midir
    tavsayan düşüp kalkmalara
    hüznün hacanası diye bildiğim akşam
    bir tanım değil midir o kıyısız ellerimiz
    fırça çekmeye doğru ölümün bacısına
    parmak atmaya doğru şiir okuyaraktan
    aşk -bir tanım değil midir-
    kusturucu güzellikler ardından.
    her tanım bir ağı parçalıyor gibi çevremizde
    azgın atlar boşandıkça sesimin avlusundan
    uç benim boynumun soytarısı
    dölle ovalı yüreğimi akarsuyunnan
    göğsümde serinleyen akçıl kuşların
    esirgeyen bağışlayan direnme'nin adıyla
    indir koynumun yılgısını mor bulutların ordan
    indir, indir de
    geceleyin dupduru bir iniltiyi
    bağrımdaki sağırlıkla değiştirmeye doğru-
    fırlamayım, bıktım tanımlanmaktan.
    leş yiyen akçıl kuşları severim çünkü
    akçıl göçmen kuşları çünkü
    çünkü özentisiz taşra yanakları
    gibi çarşılara ilişkin
    firengili göklerin altında olmak gibi
    yatırları severim
    paskalya tatilini.
    her tanım zorlu kilitlerdir belki de
    çaput yıldızları aşka dayalı duran
    uç benim boynumun soytarısı
    böğrümde avrupalı atları koşuşturan
    aşkım, tanımım, yanaşmam.

    ismet özel-davun
    13 ... kahraman arketipi
  • ziyan olmasın diye 12ye doğru entry girmemek

    3.
    Başkaları için yazıyorsa insan belli kaygıları olabilir bu konuda. Kafa dağıtmak için bir araç burası, ne eksik ne fazla. Sekizinci nesil iki hesabını silmiş biri olarak söylüyorum, böyle platformlarda kalıcılık beklemek yanlış olur.
    8 ... kahraman arketipi
  • dün intihar etseydin bugün ne kaçırmış olacaktın

    45.
    güneşli bir günün güzelliğini kaçırmış olacaktım. ölüm ve yaşam arasındaki çizginin inceliğini kavradığınızda sınırların sandığınız kadar ayrışmış olmadığını görebiliyorsunuz. bugün varken yarın bu dünyada olmama olasılığımız gözardı edilemez. fakat yaşamaya bahane aradığınızda ufacık detayları bile öne sürebilirsiniz. ırvın yalom;' yaşamak için bir nedeni olan hemen hemen her türlü nasıla dayanabilir' diyor. kişi yaşamının menziline bir hedef koyduysa geri kalan her nasıl bir şekilde çözülecektir. yine de ne şekilde olurdu merak ediyoruz. insan kendi ölümünü, cenazesini hayal ediyor, zihninde tasarlıyor. çünkü doğamızda var. bir son varken ona bir noktada odaklanmamak mümkün değil. ancak hiçbirimiz zamanın getirdiği öngürülmez belirsizliği aşamıyoruz. bu belirsizlik öylesine kaygı verici ki bilinç öncesinin huzuruna dönmek istiyor insan.

    bazı zamanlarda karanlığın içinde debelenip durdum. benim için kimsenin ışığı yakmayacağını anladığımda, ışığı yaratmayı öğrendim. görüşüm bulanıklaştı, düştüm aklımla çizdiğim yolun dışına çıktım. ancak her seferinde tekrar ayağa kalkıp yola girmeyi başardım. dünyaya karşı durup altında ezilmemeyi öğrendim. adaletsizliğine karşı duyduğum öfkemi yönelttim ona, sımsıkı kavradım köklerini hayatın. hiç bitmeyeceğini biliyorum bu mücadelenin. çoğu zaman kendimize karşı veriyoruz bu savaşı. bir kazananı olmuyor ama farklı biri yapıyor bizi. böyle böyle öğreniyoruz yaşamayı.
    9 -2 ... kahraman arketipi
  • yazarların ruh halleri

    18.
    inmesi gereken durağı çoktan kaçırmış, bir sonraki durakta inmeye üşenmiş bütün bunların sonucunda varacağı yeri umursamayıp hattın sonuna kadar giden, inmesi gereken durakla hattın sonu arasında geçen zamanını bir yerlere yetişme kaygısıyla doldurmayı bırakıp, yolun güzelliğine kendini kaptırmış biri gibi... gece aylak aylak şehrin sokaklarında dolaşıp belli bir varış noktası belirlemeden sadece düşünerek yavaş adımlarla yürürken yaşamanın ne anlama geldiğini kavramaya çalışıp bir yandan türlü sıkıntılarını gecenin sunduğu sessizliğe anlatan biri gibi veya...anlamaya çalışıp anlamayınca yalnızlık gibi bazı seçimlerin gereksizliğiyle omuzları çöken yorgun gözleriyle denizi seyreden biri bazen de.

    ve bütün bu deneyimlerin öznesi olmama rağmen, o birinin kim olduğunu halen çözemiyorum.
    12 ... kahraman arketipi
  • bir çıkar gözetmeksizin sizi seven kadın

    22.
    'seni seviyorsam bundan sanane' diyebilen kadındır. sevgiye karşılık beklediğiniz zaman o bir çıkar oluyor çünkü.
    12 ... kahraman arketipi
  • zor gününde yanında kimsenin olmaması

    33.
    insanı ötekine muhtaç kılan nedir? şüphesiz sosyal bir varlık olması gibi basit bir cevaptan daha öte bu sorunun yanıtı. çünkü insan yalnız başını da bir ömrü geçirebilir. yalnızlık birilerine ihtiyaç duymanın koşulu değil, varoluşun bir getirisidir. insan daha temel doğuştan getirdiği bir gereksinim için diğerlerine ihtiyaç duyar. bunun adı anlaşılma ihtiyacıdır.

    çoğu zaman kafamızda yaratmış olduğumuz kendimize dair tasarımları başkalarına aktarmakta zorluk çekeriz. bu basit bir diyaloğun ortasında meydana gelebileceği gibi kapsamlı bir analiz sırasında da ortaya çıkabilir. duygunun hamlığı söze indirgenmesini engeller ve anlatamamanın verdiği kaygı anlaşılamamayı doğurur.

    o halde yanımızda olmasına ihtiyaç duyduğumuz kişi alelade birileri değil, kendimize dair yarattığımız tasarıma en çok yaklaşabilen kişidir. ancak sadece bu yetmez, kendimiz hakkında bilmediğimiz bir sırrı söylemesini de bekleriz o kişinin, gölgenin içinde vücut bulan karanlığı anlayıp yatıştırmasını umut ederiz.

    yakın dostlar birbirlerini aynalar gibi yansıtırlar.' bana dostunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim' sözü buradan ileri gelir. zira onlar benliğimizin parçalarını içeren insanlar olarak oldukça nadir ortaya çıkarlar.

    işte bu sebepten zor gününüzde yanınızda kimsenin olmaması, sizi anlamayan birinin boş fiziksel varlığından her zaman daha iyidir.
    9 ... kahraman arketipi
  • yeni şeyler getiriyorum