• kitap satın alma hastalığı

    167.
    insanlar bir kitabı satın alırken ondan belirli beklentileri olur. kimi keyifli vakit geçirmek ister, kimi bir şeyler araştırıp öğrenmek ister, kimileri de kitabı okuyup hemen bilge birine dönüşmeyi arzularlar. ancak kitapların bu son saydığım madde üzerinde çok fazla bir etkisi olduğu söylenemez. eğer konu psikolojik bir hastalıksa, satın alarak rahatlamanın, psikolojik boşalmanın sağlanmasının hastalık sayılmasa da anormal bir durum olduğu görüşündeyim. kitapların birçoğunu elektronik ortamdan okuyan biri olarak; satın aldığımız kitaptan beklentimizin onun bir meta oluşuyla ilgili olmaması gerektiğini düşünüyorum. sebebi ise kitabın bir araçtan ziyade, içeriğiyle insanın ufkunu genişletmesine yardım eden, hatta ruhsal durum değişikliklerine yol açan bilgiyi içermesi. eğer bu bilgi yaşamımızla özdeşleşiyorsa, günlük hayatta aldığımız kararlar üzerinde etki sahibiyse kitap bir nesnenin, bir şeyin ötesindedir. o halde bir kitap satın alınıp okunmayacak ise, okunsa bile içeriğin özü kavranmayacaksa onu alıyor olmanın hiçbir anlamı yok. bu davranışın işine yaramadığı halde bir sürü şey alarak rahatlayan insanların davranışından bir farkı yok. bu istifçiliktir, sizin almış olduğunuz bir kitap değil çünkü, kağıt parçası.
    8 -1 ... kahraman arketipi
  • kimlik bunalımı

    11.
    kaybettiği kimliğini dış dünyada arayan bireylerin temel sorunu. kimi zaman ideolojilerde, kimi zaman başka bedenlerde, kimi zaman basit metalarda arıyoruz benliğimizi. oysa dışarıda gördüğümüz dünya, büyük yanılsamalarla doludur. kendimizi başka insanlardan dinlemek yerine;iç sesimizi, sezgilerimizi, ruhumuzun yankılarını dinleyerek öğrenmeliyiz. çünkü 'dışa bakan düş görür, içe bakan uyanış yaşar.'
    9 ... kahraman arketipi
  • yazarların şu an dinlediği şarkılar

    45360.
    https://www.youtube.com/watch?v=R8jrED5WagY+
    7 -1 ... kahraman arketipi
  • günün şiiri

    2964.
    Anarak buruşuk memelerini bezgin günlerin
    geçiyordum hüznün arkalarından
    döşümde şehrin ahengini bozan ay resimleri
    ve geceyi korkutarak durduran
    tasarımlar.
    Geçtim kara yağlar sürünerek
    kara yağlar sürünerek büyüdüm
    cani bir kadınla yattım ve beynim
    kırık bir suyun yüzünde yorgun
    yürüdüm.
    Ki asfalt orada
    bitiyordu
    orada romorklar
    kalay ve manganez ölüleri
    şehrin derin iskeletini sarsıyordu.
    Yırtık tüller halinde yağan yağmur
    boğazımdaki havlayış karartısı
    piyango gişeleri.
    Ve asfalt orada
    ve asfalt cinsel kavramlarla
    halkların kalkışını anlatıyordu
    onların çavlanını durdurmak için
    suçlar, kocamış kuşlar bulundu
    koynum bir yangın çıkartıp
    siniyordu koynuma.
    Kadınlar geçiyordu doğurgan - ve diri kızlar
    turfanda yalnızlıklar almak için dünyadan
    ve ben gövdemi denkleştirmek için doğaya
    dineldim
    dineldim
    dineldim
    aşk ; içerimdeki ergen ölüsünü uğraştırıyordu.

    Demek ki benim
    sivil, dayanılmaz bir yüreğim vardır
    demek ki
    başka bir kasabada koyup gitmek dudaklarımı
    ürkekliğimi başka bir denize dökmek
    kolaydır.
    Bir kahkaha soğutur yüzlerini
    uzakta silah tutan sivillerin.
    Çığlıklarının kuraklığı duyulur
    taşraların kuşlu yastıklarında ağlayan
    çarşaf bağlayan kızların.
    Zedelenmiş ıtır kokuları duyulur
    ve kana karışan kaynar vakti gecenin
    ve polisin ve bezzazların vakti
    ve tomurcuklanan bir yerimin
    demek ki benim haylaz ve militan
    bir yüreğim.

    Böylece dingin bir kaşıntı gibi açılır dünyaya
    benzi aldanışsız ağaran dünya
    hınçlar ve revolverler uçuşur
    kabuklu yüreklerinden bazı adamların.
    Dikkat, kan
    bıngıldıyor
    yine senin sıranı atlamıyorum
    koynun güneşe çarptığında yara
    geniş bir yara yapışıyor sevdama.
    Ve artık anlatmak için yeryüzünün tuğlalarını
    seni anlatıyorum
    abanmak geçiyor içimden gövdenin küllerine
    sana çatlarcasına inanıyorum
    çünkü kopartarak geliyorsun göğün zağarlarını
    canevinde tortop umudu aydınlığın.
    Yüzümü kınından çıkaran sensin
    pencereyi getiren aklıma
    sanki güzmüş
    sevecenliğe sarınmak istiyormuş gibi
    sanki canım
    yüzümü sensin biriktiren kitaplara.
    Çocuklar sinemada bir atlı alkışlıyor
    bu yüzden seviyorum seni
    bizimkiler bu yüzden yeniyor ötekileri
    ve karnının kurşun işleyen karanlığı
    hüznün namusunu savunan ellerin
    Fidel Castro'yu övüyor bana
    bunun için.
    Benliğim kurtlanmış bir çocuğu
    sıkıştıradursun beynimde
    yengiyi yabanca söken
    avucunun
    avucunun böğürtlenlerine abanmak istiyor canım
    böyle geçiyor içimden

    ismet özel-çağdaş bir ürperti.
    10 ... kahraman arketipi
  • ahlaklı olmak

    5.
    her şeyin maddeye indirgendiği bu devirde para etmez, tutulmaz. insanlar arasında bir popülerliği yoktur küfre karşı gelmenin. ahlaklı olmak sadece toplumsal kurallara uymak değildir. bir haksızlık görüldüğünde, zalime dur diyebilmektir. kimi zaman adaleti sağlamaya çalışmaktır, çoğunluğa karşı asimile olmadan ne pahasına olursa olsun doğruyu savunabilmektir. kaldı mı böyle idealleri olan insanlar. ne yazık ki nesilleri tükenmek üzere.
    10 ... kahraman arketipi
  • günün klasik müziği

    215.
    https://www.youtube.com/watch?v=RSrNBNSdIFo+
    6 ... kahraman arketipi
  • erkeklerin zeki kadın sevmemesi

    131.
    yine yanlış bir genelleme. öncelikle zeka dediğimiz şey için bir ölçüt belirlememiz gerekir. hoşlandığımız insanlara zeka testi çözdürecek değiliz. benim için o ölçüt; dünyayı algılayışı hayata bakışı, bilgisi ve görgüsü, insanlar ile iletişim kurarken verdiği tepkilerdir. ben bunları baz alarak biriyle konuştuğumda, o sohbet içerisinde zekasına dair az çok fikir edinebiliyorum. bunun dışında hepimiz kendimize bir takım özellikler atfetmekte özgürüz. o halde bir başka ölçütte, insanın kendisini atfettiği özelliği gerçekten taşıyıp taşımamasıdır. vereceğim karar doğal olarak göreceli olsa da, çok fazla tutarsızlık yakalarsam, o kişinin zeki değil özsever olduğunu düşünürüm.
    15 ... kahraman arketipi
  • deus ex machina

    28.
    yunan tragedyalarında beklenmedik bir olayı anlatmak için kullanılan terim. bazen her şeyin hayal olduğu rüyadan uyanışı, bazen kahramana yapılan tanrısal yardımı ifade eder. yüzüklerin efendisi serisinde Balrog ile savaşan ganldaf'a ölmek üzereyken bahşedilen ikinci şans bir deux ex machina'dır. genelde kahraman mitlerinin hepsinde bu tanrısal, olağanüstü ve şaşırtıcı yardıma rastlamak mümkündür. bir diğer örneğini 1974 yapımı Battal Gazi'nin Oğlu filminden verelim.

    filmde battal gazi babasını kurtarmak için kaleye sızar ancak fark edilerek yakalanır ve işkenceye maruz bırakılır. gözleri kör olan kahramanımız bir şekilde kaleden kaçmayı başarır. kaleden kaçmayı başaran battal'ın gözleri halen kördür. şifacıya gitmesine rağmen, şifacı gözlerinin iyileşmesinin uzun süreceğini, iyileşse bile iyi göremeyeceğini belirtir. bu sırada vakit daralmakta babasının idamı yaklaşmaktadır. battal gazi'nin teslim edilmesini isteyen düşman, türk köylerini kılıçtan geçirmektedir.

    babasının idamından bir gün önce, battal gazi bir tepeye çıkarak tanrıya gözlerini açması için dua eder. işte tam bu sırada deux ex machina dediğimiz şey gerçekleşir ve gökten iki tane güvercin inerek battal gazinin yürümek için taşıdığı asaya konar. gökten gelen ilahi yardımla kahramanımızın gözleri yavaş yavaş açılır ve eskisinden bile daha keskin bir şekilde görmeye başlar.

    bu hikayalerin benzerlerini kolektif bilinçdışının ürünü olan bütün sanat eserlerinde görmek mümkün. homeros'un destanlarında, sofokles'in trajedilerinde, shakespeare'in tiyatro oyunlarında, goethe'nin hikayelerindeki kahramanların birçoğu bilinçdışındaki kahraman arketipinin bir ürünüdür.

    sanat eseri kolektif olduğu sürece bütün insanlığa hitap ederek, herkesin dikkatini çeken gizleri aydınlatıcı bir özellik taşır.

    deus ex machina, aynı zamanda ismet özel şiirlerini güzel fon müzikleri ve tablolarla harmanlayıp youtube'da yayınlayan bir kanaldır. ismet özel'in şiirleri de kolektif sanat eseri sayabileceğimiz şiirlerdir. üstat farklı dillerde de en az türkçe yazdığı şiirler kadar iyi eserler yazar. dibace şiirini kolektif sanata örnek olarak gösterebiliriz.

    https://www.youtube.com/watch?v=9yHGHEOg3JM+
    9 -1 ... kahraman arketipi
  • yalnızlığa alışmış birini gitmekle tehdit etmek

    5.
    gülümsetir. yalnızlığa alışmış, acının zembereğinden geçmiş birinin terk edilmekle sorunu olmaz. mutlak yalnızlığı tanımış birinin benliği ile de bir sorunu yoktur. kendisini sever, hayatından gelip geçenler olur. isteyene kapılarını açar ve kabul eder. gitmek isteyeni bırakır zamanın sonsuz kollarına. hepimizin gideceği yer orası zaten, ha şimdi gitmişiz ha sonra.
    11 ... kahraman arketipi
  • sevgilisine atkı ören kız

    160.
    değerli bir insandır. zira sevdiğiniz kişinin elleriyle, sevgisini katarak ortaya koyacağı ürünün manevi değeri de yüksek olacaktır. en pahalı atkı bile yanında sönük kalır sevgi ve emeğin.
    8 ... kahraman arketipi
  • gecenin şarkısı

    32260.
    https://www.youtube.com/watch?v=N84hEgk8b1M+

    uyku ve uyanıklık arasında gözleri kör eden ışık. şehir geceleyin meşru cinayetlere gebe, sokakları felaket gibi örtüyor üzerini gün doğumunun. adam kaybediyor arayışının izini, şehir anlamını bir kere daha tüketiyor. ensesinde hissediyor zamanı, elini uzatıyor sayrılık. adam sayrılığı kucaklıyor eski bir dosta selam verir gibi. ceplerini yoklayınca buluyor sürgünü, gitme vakti geliyor yine. her zaman geleceğini biliyor adam, tam karşısında doğan güneşi seyrederek yola çıkıyor. hiç bitmeyecek bir sürgüne doğru.
    5 ... kahraman arketipi
  • geç kalınmışlık hissi

    11.
    yaşam bir yerlere yetişmek değildir ki ona geç kalınsın. hayat ne sadece geçmişten, ne de sadece gelecekten ibarettir. onun özü, değeri şimdiki zamanda ortaya çıkar. şu saniye içinde var olmayıp yaşamayı erteleyip duracaksam, yaşamak gayetle ağır ve anlamsız geliyor bana.

    ismet özel'in dibace şiirinde yazdığı şu dizeler güzel bir örnektir bu duruma.

    "Yaşamak çarpısı derlerdi buna,yaşamak çarpıntısı.
    Ne acelemiz vardı? Kime kavuşacaktık?
    Yokuşu göze almak mı? Niçin?
    Bir geçit
    nereye açılmak için gerekti bize?
    Susmak bilmiyordu tepemizde ses,saklı ve açık:
    Tamamla çabuk! Çabuk bitir! Hadisene!
    Sese bühtan etmedi aramızdan hiçbiri
    değil mi ki hepimizin
    işaretli ve yarım
    dünyaya sarkık."
    9 ... kahraman arketipi
  • güne bir resim bırak

    6.
    güne bir resim bırak

    tanrı'nın ışığı isimli çalışma, sanırım uçaktan çekilmiş.
    10 ... kahraman arketipi
  • kadın ile erkek yakın arkadaş olur mu

    50.
    yakın arkadaşlar birbirini konuşmadan bile anlayan, sırdaş olan, yeri geldiği zaman destekleyen ve takdir eden kişilerdir. kadın ve erkek bu bağlamda bir ilişki kurarsa arkadaş değil, sevgili olur. hatta gün gelir eş bile olabilir. sevdiğimiz, yakın olarak addettiğimiz insanların bizi anlayıp destek çıkmasını bekleriz ve hayatımızın büyük bir parçasında onlara yer veririz. bir kadın benim için bu boşluğu doldursaydı, onunla arkadaş olmak istemezdim.

    şunu da vurgulamak lazım ki burada baz alınan temel kavram 'yakınlık.' yoksa insanlar gayet tabii olarak karşı cinsten bir sürü arkadaş edinebilir.
    11 ... kahraman arketipi
  • neden yaşıyoruz

    111.
    kendim için yaşıyorum. her insan önce bunun için yaşar. belki birçoğu bu düşünceyi reddedip özverili olduklarını, başka insanların isteklerini kendi isteklerinin önüne koyduklarını söyleyeceklerdir. evet doğru olabilir, fakat bunun altında yatan bile kişinin iç huzurunu sağlama, iyilik yaparak vicdanını rahatlatma çabasıdır. eskiden bazı şeyleri değiştirebileceğime, bir insanı anlayıp acılarını paylaşabileceğimi dair inançlarım vardı. gördüm ki bu inançların aslı astarı yok, zira başka birinin yaşadığı acı deneyimini bizim anlamamız mümkün değil. empati dediğiniz koca bir yalan. çünkü insan teninin sınırlarından kurtulup, kendisini o kişinin yerine koyamadıkça onu tam anlamıyla analiz etmesi mümkün değil. sadece anlamaya çalışabilir, yasını paylaşır ve bazen onunkine benzeyen duyguları hisseder. 'seni anlıyorum' iki kelimeden oluşan samimiyetsiz bir cümledir, boş bir ses şeklinde çıkar insanın ağzından. arkası hiç dolmaz, iyi niyetli söylenmesine rağmen tuhaf bir huzursuz ediciliği vardır. çünkü bir insan hiçbir zaman başka bir insanı tam olarak anlayamaz. yaşam bunun için, çok öznel bir deneyimdir. fakat anlamaya çalışabilir, anlamasa bile sevebilir. onunla saydam bir ilişki kurarak savunmalarını indirmesini sağlayabilir. ve bunu yaparken kendi savunmalarını da indirir, içini ona döker. kendinin bir parçasını ortaya koyar, bu parça o kadar kırılgan, o kadar narindir ki ona dokunmaya onunla iletişime geçmeye bile korkarsınız. hayat; farklı ideallerin, çatışmaların, yasın, melankolinin, endişelerin, sevginin, aşkın, kurtuluşun, direnişin, yıkımın, savaşın, korkunun, yaltaklanmanın, tiksintinin, ve kısa süreli de olsa mutluluğun sergilendiği bir tiyatro oyunu gibidir. bu oyunda, bu yolda kimsenin ruhu başka birinden üstün değildir. kendi değerimizi, kendi kendimize biçeriz. davranışlarımızla şekillendiririz dünyayı. bakışımız, görgümüz, endişelerimiz içimizdeki sonsuz ruhun kainatında yankılanır. sonsuzluğun bir parçası olmak için çaba gösteririz ve başka insanların çabalarını anladığımızı düşünürüz. bazen fazla büyüklenir de insan olduğumuzu unutursak, ötekileri çözüverdiğimizi sanmaya kalkarız. ancak her insan kendi dünyasının içinde algılanıp, değer görmeyi hak eder. yaşamın bir insandan çaldıklarını, başka bir insanın ona vermesi mümkün değil. bir zamanlar buna inanıyordum, yanılmışım.
    10 ... kahraman arketipi
  • yazarların kafasına takılan saçma sorular

    160.
    normal nedir? normalin tanımını kimler yapar. deliler neden normal değildir? bilim adamları başkalarını sınıflama yetkisini nereden alır? mesela van gogh'a neden deli demezler de ressam derler. normal olmak iyi midir? yoksa sürüden ayrılmak, farklı bakmak daha mı iyidir. filozoflar deli midir? filozoflar deliyse, felsefeden doğan bilimler insanı 'deli' diyerek neden dışlar. neden delilerin bizlerden farklı baktığını düşünmek yerine, onları dört duvar arasına kapatmayı ve ilaçlarla uyutmayı tercih ederiz?

    dil olmadan düşünülebilir mi? dil olmadan düşünülüyorsa, ben neden düşünemiyorum? gerçek sezgi yoluyla daha iyi mi kavranır? yoksa görgül deneyimi öncelemek mi gerekir. Schopenhauer resimlerde neden mutsuz? freud neden bu kadar puro içiyordu? umut en büyük kötülük müdür? dünya salt bir görüngüden mi ibaret? öznesi yok olduğunda nesnenin bir değeri kalır mı? üç saniyede bir sıkılmasam olmaz mı?

    gibi sabit bir cevabı olmayan saçma sapan sorulardır.
    10 -2 ... kahraman arketipi
  • gecenin şiiri

    12243.
    https://video.uludagsozluk.com/v/deus-ex-machina-168219/



    Ben öyle bilirim ki yaşamak
    Berrak bir gökte çocuklar aşkına savaşmaktır
    Çünkü biz savaşmasak
    Anamın giydiği pazen
    Sofrada böldüğümüz somun
    Yani ıscacık benekleri çocukluğumun
    Cılk yaralar halinde;
    Yayılırlar toprağa
    Etlerimiz kokar
    Gökyüzünü kokutur
    Çünkü biz savaşmasak
    Uzak Asya'dan çekik gözlerimiz
    Küba'dan kıvırcık sakallarımızla
    Savaşmasak
    Güm güm vurur mu kömürün kalbi Kozlu'da
    Kesan'da, Kandehar'da ümüğüne basılır mı vahşetin

    Ve sen boynunu öperken beni sarhoş
    Bir okyanusla titreten hayat
    Sevgilim olur musun.
    Ben savaşarak senin
    Bulanık saçlarından tutup
    Kibirli güzelliğini çıkartıyorum ortaya
    Dünya
    Kirletilmez bir inatla dönüyor
    Altımıza yıldızlar seriliyor
    Yüzüm suya davranıyor koşaraktan.
    Ve inzal.

    ismet özel.
    9 ... kahraman arketipi
  • cosmos a space time odyssey

    99.
    1980 yılında carl sagan'ın sunuculuğunu yaptığı cosmos belgeselinin günümüz uyarlaması niteliğindedir. belgeselde evrenin yapısına, dünyanın oluşumuna, bilim tarihine, kaşiflerin hayatına, evrime ve doğal seleksiyona dair çok güzel örnekler ve bilimsel açıklamalar bulabilirsiniz. binlerce galaksiden biri olan samananyolu'nda ufacık bir nokta olan dünya, bir gök cisminin yörüngesinden 2,5 cm kayarak bugün dünya gezegeni adını verdiğimiz eski bir taş kütlesine çarpıp büyük patlamayı meydana getirmesiyle oluşmuştur.

    hepimiz yaşamın özünü oluşturan, yıldız tozlarından meydana geldik. ancak evren o kadar büyük ki, onun büyüklüğüyle dehşete kapılıp onun bir parçası olduğumuzu unutmak çok kolay olabiliyor. böyle zamanlarda idealleriyle bir insanın dünyanın kaderini değiştirebileceğini; tıpkı newton, halley, einstein, Giordano Bruno gibi bu idealllere sahip çıkarak tecrit edilme ve yalnız bırakılma pahasına yaşamına bir anlam kazandırabileceğini düşünüyorum.

    cosmos bir yandan insanın küçüklüğünü vurgularken, öte yandan akılla ve bilimle dünyayı nasıl değiştirebileceğini gözler önüne seriyor. evren mikrokozmozdan makrokozmoza uzanan uçsuz bucaksız karanlık bir sonsuzluğa sahip. bu sonsuzluğun içerisinde insan elinde bilginin meşalesini taşıyan parlak bir yıldız gibi yaşamalı. yaşamalı ki diğerleri de gözlerini evrenin gerçeklerine açabilsin.
    13 -1 ... kahraman arketipi
  • kahraman arketipi

    44.
    izinli olduğum için mesajlara cevap veremiyorum, gelince iletişime geçeceğim mesaj atanlarla.

    yazarlara destekleri için teşekkür ederim. hak edecek bir şey yaptığımı düşünmesem de tekrar gözden geçireceğim konuyu, sağlıcakla.
    12 -2 ... kahraman arketipi
  • uludağ sözlük

    21100.
    yazılarımın referans gösterilmeden paylaşılması beni üzdü. izin alma saçmalığına girdiğim için, hesabımı silemiyorum maalesef. gelince entrylerimle birlikte sileceğim hesabı. zira bilginin buraya aktarılmasının doğru olmadığını düşünüyorum. burası bilgiyi hak eden bir platform değil. size de tavsiyem özenerek yaZdığınız yazılar varsa burada paylaşmayın. sözlükle ilgili daha fazla diyecek bir şeyim yok, düzeleceğine inanmıyorum. iyi akşamlar.
    23 -5 ... kahraman arketipi
  • yeni şeyler getiriyorum